“Âşık olmak, baskılanan, benlikten ‘bölünmüş bir parça’nın bilinçsizce eş olarak seçilmesidir. Eş, benliğin o baskılanan yanını ifade ettiği veya karşısındaki böyle algıladığı zaman bu yanın benlikte var olduğunu kabul etmeye gerek kalmaz. Çocukken sevilmediğini düşündüğü için kendini sevilmeye değer bulmayan bir kadın, olasılıkla sevgisini göstermeyen bir erkek seçecektir. Böylece kendinde memnun olmadığı şeyler için onu suçlayabilecektir. Çocukluğunda kendini değersiz hisseden bir erkek, olasılıkla eleştirel ve yargılayıcı bir kadını kendine eş seçecektir. Böylece aşağılık duyguları için onu suçlayabilecektir. Kadın kocasının kendisine sevgisini göstermediğinden, erkek karısının bitmeyen eleştirilerinden şikâyet etmeye devam etse de, her ikisi de eşlerinden ayrılmayacaktır; çünkü memnuniyetsizliğinize dışarıdan bir sebep bulmak, o hislerle doğrudan yüzleşmekten daha kolaydır.”