“Kadının temkiniyle erkeğin acelesi, erkeğin cinsel ilişkiye girmek için baskı yaptığı, kadınınsa ‘Sabret,’ diyerek direndiği stereotipik durumu doğurur. Böylece erkek sabreder, kadınsa onun sadakatini değerlendirir. Erkek seviştikten sonra da onunla kalacak mıdır? Yavruları büyütürken ona yardım edecek midir? Erkek bunları yapacağına söz verir. Böylece sevişirler ve kadın, erkeğin verdiği söze rağmen kalkıp gitme ihtimaliyle yüzleşir. Yalancılık yaygın bir stratejidir ve sonsuz aşk sözünü herkes verebilir. Kadının kendisini koruması gereken en büyük tehlike, erkek tarafından terk edilmektir. Bu nedenle içgüdüleri yalancıları tespit etmek üzere ayarlanmış olan kadın fazlaca temkinle kendini kollar. Çekip gitmeyen ve kendisine el veren sadık bir erkek arar.”