SERİDE HEM EN SEVDİĞİM HEM DE EN AĞLADIĞIM KİTAP
Puan vermedi·544 syf.··
2026 21. kitabı
Uyarı:SPOİ İÇERİR Ben bu seride bölüm başlarında ve ara ara gökçen ve murathanın çocukluklarını okumayı çok seviyorum. Eğer karakterlerimizin tanışıklığı uzun zamana dayanıyorsa bir geçmiş bir günümüz şeklinde yazılmış sahneler bence karakterlere daha çok bağlanmamızı sağlıyor. Onun dışında emek karakterinin şehit olması beni çok üzdü ve ağlattı çünkü okuduğum diğer askeri kurgularda bölümde bir şehit varsa bölüm başlığı veya bölümün başındaki söz ölümle, vatanla,şehitlikle alakalı oluyor. Gökçen de ise 2 sayfa öncesinde espri yapan Emek bir bakmışız Kelime-i Şehâdet getiriyor... Hiç beklemediğim anda şehit olduğunu okudum Ama şunu da söylemek istiyorum ki loressima sanırım ölüm sahnesi yazmayı pek sevmiyor çünkü diğer kitapların aksine loressima kitaplarında biri şehit düştüğünde veya öldüğünde biz bunu en fazla 3 sayfa boyunca okuyoruz. Bir de ölmesine üzülsem de bence şehit düşebilecek tek asker Emek'ti. Süleyman şehit olamazdı Aybüke var ( tam tersi de geçerli) Zülfikar şehit olamazdı Duru var, Barbaros şehit olamazdı Bilge var, murathan şehit olamazdı çünkü olduğu takdirde kitap biter. Timur şehit olamazdı çünkü lorenin okurlara tiMur için ayrı kitap çıkaracağına dair sözü vardı Timur şehit olsaydı bülbül kapanı var olamazdı. Loressima da sevdiği olmayan Emek'i şehit olarak yazdı. YORUM ÇOK UZUN OLDU BURAYA KADAR OKUDUYSANIZ Bİ BEĞENİNİZİ ALIRIM OKURLARR :))))))
Gökçen 3Loresima · Ephesus Yayınları · 20244,334 okunma
Tahammül...
"Süleyman..." "Aybüke'm," "Bana nasıl tahammül ediyorsun? Ben kendime pek tahammül edemi yorum da." Çünkü sevmek, kusurlarla güzeldi. Ne kuş kanadını kırdı diye gökyüzüne küserdi ne de balık soğuk diye denize. Süleyman da Aybüke ve küsmezdi. Her şeyiyle, her haliyle seviyordu dağ çiçegini. Tıpkı söz verdiği gibi sefasıyla da cefasıyla da. "Tahammül etmiyorum. Seviyorum," dedi en net şekilde "Kendine bunu demekten vazgeç, Aybüke. Sen tahammül edilecek bir insan değilsin. Karımsın. Çocuğumuzun annesisin. Canımsın." Sessiz kaldı Aybüke.
Alıntı
LORESİMADAN (GÖKÇEN--BÜLBÜLKAPANI--TOZLUPEMBE)
Ayyyy "Bayramda bizimkiler ne yapıyor?" diye sormuşsunuzzzzz. Murathan, muhtemelen her şeyi koklayarak yiyordur kdjdjd kucağında oğlu tabi, onu bırakmaz. Gökçen için kritik bir bayram. Et yemez jdjdjd sessizce şekeri kemiriyor. Zülfikar, Duru'yla buluşmanın derdinde. Hasan abi Mete’nin peşinde. Bugünün en mutlusu Mete. Alican ve Zehra bayram ziyaretlerinde. Süleyman ve Aybüke, Memnune Hanım'ı arayıp aramama kavgasında. Ayşegül nöbette kdjdjd Timur ve Ahu her bayram olduğu gibi Rize’de, Aknene’nin eşsiz sevgisiyle bir bayram geçiriyorlar. Ayrıca Timur meşgul. Malum, devrilecek kurbanlar var kdkdkd. Güneş, Aknene ellerinde; başında pulları üzerinde keşanlı hırkasıyla mutlu kdkd Aslıhan ve Güno görüntülü aile konuşmasında. Murathan bağlanmıyor, Güno inatla onu aramaya eklemeye çalışıyor. Murathan varken inadına Aslı’ya *karım* demezse bayram bayram olmazmış kdjdjd Ayperi ve Ömer Seyirhan malikânesinde aile ziyaretinde. Ömer zeytin bahçelerini "Önceden buralar hep dutluktu," diyerek gezdiriyor kdkd. Melike Yavuz’dan harçlık alma derdinde. Trabzonspor maç günü bayramla kesişmiş. Şeyma ve Muharrem arasında bunun kavgası var kdjdjdc Alın size tümüne mini özel bölüm jdjdjd hepsini çok sevmek ♥️
Aybüke başkanın hızlı değişimi
"Hiç durma, Süleyman. Söz, nişan, düğün ne varsa yap. Beni yapabildiğin en kısa sürede karın yap!"
Fesleğen
Aybüke bu hâline de güldü. Bu aralar en sık yaptığı şey buydu zaten: Herkesin yanında somurtup bir tek Süleyman'ın yanında gülmek. Bahçıvan bir toprağa çiçek ektiyse açan çiçek de ona su vereni, herkes sıradan bir çiçek, deyip, üstüne basıp, geçerken onunla konuşanı, ezmeyi bırak, dokunmaya bile kıyamayanı bilmeliydi. Aybüke kendini hep kaktüs sanırdı. Ama belki de sadece bir fesleğendi. Yapraklarını narince okşayan alıyordu kokusunu. Ona ilgi duyana gösteriyordu gizli güzelliklerini. Tıpkı Süleyman'ın incitmeden. yıllarca yapraklara dokunup kokusunu almaya çalışması gibi. Şimdi ise baştan aşağı Aybüke'ydi Süleyman. Her yanı Aybüke kokusu içindeydi.