Yitirdiğimiz canları düşündüğümde -ki sonsuza kadar unutabilmem mümkün değil- hayatın bir hiç olduğunu ve ölümün her zaman ensemizde oldugun sürekli hatırlarım.
Üç kurşunu ben nerede yedim? Kim için vuruldum?
…
Hak ettiğini düşündüğü, onurla taşıyacağı gaziliğini alamamıştı, daha doğrusu vermemişlerdi.
Ölümün kıyısında yürümüş, ateşinde harlanmış olmasına rağmen değer görmemişti.
'Her şeye rağmen hayat devam ediyor lafından hiç bu kadar tiksinmemiştim. Her şeye rağmen, akan sulara, açan çiçeklere, sırtını sıvazlayan mertebesi dünyada büyük insanlara, doğan güneşe ve çıkan aya rağmen hayat devam etmeyecek.
Şehidimin güzel anneciği! Şayet kendimi teselli edecek kelimeleri bulabilseydim, elbet sana da söylerdim.…’
Dünyada bunca zulmün yaşandığı, insanların katledildiği, bebeklerin kendi cüsselerinin onlarca katı bombalarla paramparça edildiği bu zamanda mutlu olmak bana göre hakkımız değil.