silah atılmıyor
güvercin şakırtısıdır
şafakta yaldızlanan
şadırvanda su
ıhlamurlarda ezan görkemli bir namaz uğultusu
heyhat
hamzabey cami-i şerifi'nden kim kaldı kim kaldı eski selânik'ten
laternalar sustu sürahiler tenha tek kibrit çakılmıyor kim kaldı ittihat ve terakki'den o jöntürkler ki -'hariçten evrak-ı muzırra celbederlerdi'- o fedailer ki barut öksürürler sakal tıraşları mavi kırmızı bıyıkları biber
kim kaldı
müdafaa-i hukuk cemiyeti'nden avcı ceketi
körüklü çizme
astragan kalpak
bazen 'ittihatçı'
hafif 'iştirakiyûn'
öfkeli kaşları salkım saçak
kumral bıyıkları mahzun
hani felaket tütün içerler
ceplerinde idam fermanları bellerinde söğüt yaprağı bıçak ya millet meclisi'nde meb'us ya kuva-yı seyyare'de asker kadehlerde rakı
nazlı beyaz
vaniköy korusunun 'teşrinler'deki sisi gramofonda incesaz meyhane musikisi o şenliklerden heyhat kim kaldı
ezeli dalgınlığımızın ıslığıdır ney
keman yanlış anlaşılmasından tedirgin utlar vahim sorular soruyor öldü nâzım şâmilof sarı mustafa
yıkılmış strasnoy ploşçat'ın saat kulesi eski bolşeviklerden kim kaldı
trenler katar katar
şu dağdağalı dünya garında gördüğüm
türlü çeşidi var
kimisi gümüştendir camları kesme billur
kimisi ahşap durduğu yerde tutuşur
kimisi sanki solucan uzar uzadıkça
kimisi düğüm üstüne sanki düğüm
kim olsan fakat hangisine binsen
nasıl binersen bin
değişmez varılacak son istasyon ki ölümdür
ölüm