Aycan Biçer

Aycan Biçer
@aycanbcr
Ruhlarımız buluşur elbet Tanrı Dağı’nda! instagram.com/aycannblogg?igs...
Puan vermedi·352 syf.··
2025 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 19:08
Selim Erdoğan hem dinlemeyi, izlemeyi çok sevdiğim hemde okumaktan çok keyif aldığım ve çokça başarılı bulduğum bir yazar. İlk tanışmam Hain kitabı ile olmuştu zaten Şafak Sökmeden de Hain'in devamı bir kitap. Hain'i çok beğenmiştim benim için olağanüstü bir kitaptı nitekim Şafak Sökmeden'de çok farksız olmamış ilk kitaptan. Yer yer duygu dolu kendimi ağlarken yer yer gülerken buldum. Kitap, Ahmet Muhtar'ın eve dönmesiyle devam ediyor. İlk kitabın sonunda Ankara'da olan Ahmet Muhtar artık İstanbulda'dır. Bu kez başı dik, yüreği ferahtır. Sokakları adımlarken kin dolu bakışlara maruz kalmanın endişesi yoktur gözlerinde. Alnınadaki kara lekeyi silmiş olmanın rahatlığı vardır gönlünde. İstanbul bıraktığı gibi, düşman esaretinin pençesinde debeleniyordur. Zorlu görevler onu bekler. Her ne kadar cephede olmamasına hayıflansa da karada ve denizde en az cephede olduğu kadar savaş verecek Yunan'lıları türlü türlü oyunları ile dize getirecek mücadeleye büyük katkı sunacaktır. Kanlarının son damlasına kadar vatan kurtuluşu ve Milli Mücadele için çalışmaya devam edecek olan Ahmet Muhtar karada olduğu gibi denizlerde de mücadelesini ve yiğitliğini sürdürür. Şafak Sökmeden, Ahmet Muhtar ve arkadaşları Yalvaçlı Sadık, Ömer Naci, Yarbay Eyüp ve niceleri ile çıktıkları yolda atlattıkları badireler ve kazandıkları zaferler ile hız kesmeden devam ediyor. Karakter seçimlerini ayrıca çok seviyorum. Örneğin Yalvaçlı Sadık. Çok güldüm bu karakteri okurken. Hem çok samimi ve içten hemde çok gerçekçiydi. Biri daha var ki hem çok sevdim hem de çok yüreğimi burktu. Ömer Naci... Mücadelesi uğruna kendi intikamından vazgeçen bir yiğittir Ömer Naci. Selim Hoca'yı okumak demek Milli Mücadele'nin bir parçası gibi hissetmek, o anda yaşamak demek benim için. Bazen paralel evrende yaşadığını
Şafak SökmedenSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2025132 okunma
Reklam
Puan vermedi·150 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 22:38
Büyük ihtimalle bu kitabı okumuş birçok kişiyle aynı tepkileri verdim: Neler oluyor yahu? Nerdeyiz şimdi? Buraya nasıl geldik? Bu kimdi?Aklımda bu sorularla okuya okuya bitirdim kitabı. Zaman ve gerçeklik kavramı yok. Bir oradasınız bir burada. Juan Preciado, annesinin ölmeden önce babası Pedro Paramo’yu bulmasını istemesiyle Comala’ya babasını bulmak üzere yola çıkar. Comala tahmin ettiğimiz bir köy tanımından çok uzaktır. Bomboş bir köydür fakat canlı bakımından :) Açıkçası beklentimin altında kalan bir kitap oldu. Ben çok daha farklı hayal etmiştim inceleyince. Kötü bir kitap olmamakla beraber beklediğim o çok iyi kitap düşüncesini yarattığını söyleyemem kendi adıma. En azından paragraflar arası kopukluklar, çoklu karakter ve diyaloglara rağmen o an konuşanın kim olduğunu bilememek kitabı benim için bir hayli karmaşıklaştırdı. Şuna eminim ki kitap ikinci bir okumayı hak ediyor, belki de aşina olmak gerek. Yıl sonuna doğru bu kitabı tekrar okumak istiyorum çünkü kötü bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Belki de benim beklentim çok farklı ve yüksekti.
Edebiyat
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,267 okunma
9/10
·480 syf.··
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 01:26
Hiç deli olup olmadığınızı düşündünüz mü? Böyle bir sorgulama yapmak aklınıza geldi mi? Eminim çoğumuzun cevabı ‘Hayır’dır. Hüseyin Rahmi’nin buna bir cevabı var. Buyurun bakalım: ‘Pek az kimse kendisine karşı böyle bir hitapta bulunma cesaretini gösterebilir. Çünkü tımarhanede kayıtlı olanlardan tutun da üniversite hocalarına kadar herkes her şeyden evvel kendi akıl ve zekâsının hayranıdır. Hâşâ Allah'tan bile evvel buna inanırlar.’ Ve ben deli değilim elbette diyenler için de ekler: ‘Komşuda oyun havası çalınırken odanın kapısını örtüp de kendi kendine göbek attığın yok mudur? Aynanın karşısında tuhaf mimikler yaparak kendi kendine eğlendiğin hiç olmadı mı? Daha böyle yapmaktan hoşlandığımız fakat kimseye göstermek istemediğimiz birçok tımarhanelik hareketlerimiz vardır. Demek hepimiz birer parça gizli deliyiz’ der. Elbette bunlar deli olduğumuzu göstermez hatta itiraf edelim birçoğumuz bazen bunları yapıyoruz. Fakat Hüseyin Rahmi çok akıllı olduğumuzu düşünmemizi, aklımıza asla laf söylemiyor oluşumuzu eleştirir ve her insanın deliliklerinin olabileceğini, asıl delilerin çok akıllı olduğunu düşünenler olduğunu, delilerin en azından kendilerinin farkında olduğunu ve itiraf edebiliyor olduğuyla övünür. O kadar çok kitapta yazmak istediğim alıntı var ki sığması mümkün değil. Konusuna biraz değinmek isterim. Şadan Bey deli olup olmadığını sorgulayan ve kendini deli olduğuna inandıran bir adamdır. Yakın arkadaşı Kalender Nuri’de kendisinden pek farksız değildir ama o aklından şüpheli etmez aksine kendisini akıllı addeder. Okuyunca pekte akıllı olmadığına okuyucular kanaat getirecektir :) Kalender Nuri, Şadan Bey’e bir kadına aşık olduğunu ama bu kadının evli olduğunu ne yapıp ne edip kadını kocasından ayırıp kendisinin evlenmek istediğini anlatır. Plan yaparlar ama
Edebiyat
Ben Deli Miyim?Hüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 20211,024 okunma
10/10
·848 syf.··
2025 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 00:25
Yaklaşık bir yıldır kitaplığımda bekleyen, her yeni kitap seçimimde bakıştığım ama bir türlü okumaya başlayamadığım bir eserdi. Sonunda kırdım şeytanın bacağını ve okudum. İyiki de okumuşum. Eserde, hem özet şeklinde Fatih Sultan Mehmed’den öncesi döneme ve padişahlara değinirken hemde Fatih ve dönemine dair detaylı bilgiler veriyor. Fatih’in tahta çıkarkenki süreci, İstanbul’un fethi ve sonrasındaki fetihler, imparatorluğun gelişimi, Fatih dönemi idare ve kurumları, ekonomisi, askeri yapısı Halil Hoca’nın derleme yazıları şeklinde sunulmuş. Kitapta ayrıca o zamanlarda döneme ve Fatih’e dair yazılmış kaynaklarda yer alıyor. Çok kapsamlı ve zengin içeriğiyle muhteşem bir kaynak eser. Kitabı paylaşırken de söylemiştim bir tarihçi ya da alanda uzman biri olarak değil yalnızca tarih seven ve merak eden bir okur olarak yapıyorum bu alandaki okumalarımı. Yani daha çok eserlerin bana ne kattığı ile ilgileniyorum. Bu eserde bana hem çok şey kattı hemde bildiğim bilgilerim ne kadar yüzeysel ve buz dağının yalnızca görünen kısmı olduğunu sorgulattı. Çok şey öğrendim. Okumayı düşünenlere ve tarih meraklılarına tavsiye ederim
Tarih
Fatih Sultan Mehemmed HanHalil İnalcık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019644 okunma
8/10
·177 syf.··
2025 4. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 23:52
Çok özlemişim Dostoyevski okumayı. Sonsuz varoluşsal sancılar çekmeyi, parasızlığı dibine kadar yaşamayı, Rus toplumunu ve eleştirilerini okumayı özlemişim resmen. Şunu fark ettim ki Karamazov Kardeşleri okuduktan sonra hiçbir Dostoyevski kitabında onu okumadan önceki zevki alamıyorum. Benim Dostoyevski zirvem Karamazov Kardeşler Gelelim Kumarbaz'a. Aleksey İvanoviç iflah olmaz bir kumarbazdır. Kaybettikçe oynayan, kazanacağına dair inancını ve hırsını kaybetmeyen eline geçen beş kuruşla bile rulete koşan bir öğretmendir. Böyle anlatınca kafanızda paraya düşkün ve para harcamak için kumar oynayan biri canlanmasın. Çünkü Aleksey'in amacı para değildir, kumarın ta kendisidir. Zaten parayı da elinde tutmayı pek beceremez, pusuda bekleyen ve ondan faydalanmayı bekleyenlerle paylaşır. Kazandığı parayı hemen hemen çok az kendi için harcar. O parayı değil kazanmayı en önemliside kumarın ta kendisini sevenlerden. Aleksey kör kütük aşık olduğu, yanlarında çalıştığı generalin üvey kızı Polina için kumarda müthiş bir servet kazanır fakat bu aşkın ve cömertliğin karşılığı pekte beklediği gibi olmaz. Polina sevgi duymak bir yana küçümseyici ve hor gören sözleriyle onu sürekli yaralar kısacası onu bir hiç olarak görür. Bu karşılıksız aşk onu daha da hasta bir adam eder. Öylesine güzel betimlemiş ve öyle gerçekçi aktarmış ki Dostoyevski kumarı, o masada onun oyununu izleyenlerden biri gibi hissediyorsunuz. Elbette bunda Dostoyevski'nin gerçekte de bir kumar bağımlısı olması ve kumarı iyi biliyor olması etkilidir. Hatta bu kitabı kumar borcuna karşılık yazmış olduğu herkesçe bilinen bir gerçek. Merak ettiğim ve okumayı istediğim bir eserdi.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
Reklam