"Küçükken kitap okumaya başladığımda, sipariş ettiğim kitapları bana getiren kargocunun elindeki kolilere cennetin aralık kapısından bakıyormuş gibi bakardım. Her birinin ilk cümlesinde içine atlar, başrolün bedenine girip son cümlesiyle çıkardım. Böyle böyle birçok hayat yaşadım. Bedenlerine girdiğim insanların kırıklarını üzerimde taşıdım. Çok kavga ettim, çok sevdim, çok ağladım. Her şeyi kitaplarda tükettim ve sanırım o yüzden, bu hayatıma hiçbir şey kalmadı."
Dün gece bir kitap okudum, aklıma düşürdü seni benim. Eskiler ne güzel sevmişler birbirlerini, bir saç teline bin dünya yakmışlar sevdiklerinin. Sadece sevmeyi bilmişler ama.
Biz seninle incitmeyi biliyoruz.
Hem de çok derinleri incitmeyi.
Bir gece yarısı bir kelimeyi kurşun ediyor, bir bakışla alnımıza dayıyor, bir öpücükle sıkıyoruz biz.
Kimsenin dikemeyeceği yaralar açıp merhemi karanlık odalara saklıyoruz.
Her gün aynı cesedi, aynı makinede yıkayıp giyiyoruz üzerimize biz seninle.
Ama işte, biz seninle iki adam bir olup sevmeyi bilemiyoruz sevgilim.
Eskiler yanlarında yalnızca zamanı götürmemişler.