"Yani burda oturuyor ve kitap okuyorsun," diye mırıldandı ve tepemde dikildi.
"Ne var bunda?" diye homurdandım.
Omuz silkerek yanıma oturdu. "Tam bir sayısalcı olduğunu düşünüyordum," dedi. "Kitaplardan hoşlanmadığını..."
Seslice nefes verip kitabı elimde çevirdim. "Tamam, bazen bazılarını seviyorum; ama bazılarını."
"Her kitap herkese göre değil zaten," diye mırıldandı ellerini biraz gerisinde avuçları açık çimenlere dayayıp gerinerek. "Sana Balzac okutmak intihar olurdu."
Kaşlarımı çattım. " Irkçılık yapıyorsun."
Gözlerini kıstı. "Corneille..."
"Ne?"
"Ya da Sartre."
"Belki de aynı dili konuşmuyoruz."
"Ona ne şüphe..." diyerek gözlerini yana devirdi sırıtırken.