Çocuklarda korku ve kaygı genellikle “hiperaktivite” olarak görülür. İstismar korkusuyla dolan çocuk genellikle hiperaktif davranmaya başlar ve sonra kontrol edemediği bu davranışı için disipline veya istismar edilmeye çalışılır. Bu kendini gerçekleştiren kehanet gibidir; en çok korkulan şey gerçekten başa gelir.
Bütün bunların en zararlı yönü çocukların olan biten her şeyi izliyor ve duyuyor olmasıdır. Çocuklar taklit yoluyla öğrenir. Yani çocuklar, sürekli tetikte bekleyip haklarını aramayarak kurtarıcıyı oynamayı öğrenir.
Kurtarıcının taşıdığı bir başka güdü, çoğu zaman yoğun bir reddedilme korkusu taşımasıdır. Bu yüzde ailede veya arkadaşlar arasında genellikle “ortalığı yatıştıran” rolünü üstlenir. Kurtarıcı/ ortalığı yatıştırıcı kimse sıklıkla ikili oynar; iki tarafa duymak istediklerini düşündüğü şeyi söyler.
Hazel bu kadınları sırf kendi çaresiz hissettiği için kurtarmaktadır. Başka birini kurtarmak ona kendini güçlü hissettirmektedir. Buna ek olarak başkalarına görev vermek, kendi projelerinde başkalarını kontrol altında tutmak da gücünü artırır. “Çaresiz yaşlı kadınlar” aslında onun kendini nasıl gördüğünü yansıtmaktadır. Ayrıca kendi kurtarma projesinde yine kendi ailesini manipüle etmek için suçluluk duygusunu kullanması da aile için hiç sağlıklı bir şey değildir.
“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme dinginliğini, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesaretini ve ikisi arasındaki farkı anlayabilme bilgeliğini bahşet.”