Kendi hayatını istedikleri gibi yaşayamamış olan ebeveynler genellikle ‘çocuklarının hayatıyla’ yaşamak isterler. Böylelikle çocuklarını kendileri için sahip oldukları fantazilere göre şekillendirmeye çalışırlar. Bunun sonucunda çocukların öz saygısı düşer.
Sağlıklı bir kişilikte bu üç parçanın da dengeli bir karışımı olur. Kendisine eleştiriden ziyade övgüyle konuşan "besleyen bir ebeveyn"; akıllı ve iyi düşünülmüş kararlar verebilen bir "bilge yetişkin"; ve kolayca boş verip oyun oynayabilen, eğlence seven, yaratıcı bir "çocuk". Bu üç seviyede birbirleriyle
ilişki kurabilen dengeli iki insan bir araya geldiğinde sağlıklı bir ilişki oluşur.
İşin ilginç tarafı, biz "kurban gibi hissetmeyi" bırakınca insanlar artık bize kurban gibi davranmaz. Hepimizin üzerine bize nasıl davranılmasını istediğimiz mesaj yazan sweatshirtler var. Bazılarının üzerinde "Vurun bana", bazılarında ise "Ben saygıya değerim" yazıyor.
Marty gerçek yakınlık kurmada çok zorlanıyordu; çünkü ailesinde yakınlık kurmanın tek yolu kavga etmekti. Yakınlık kurmanın kavga etmeyle ne alakası olduğunu sorabilirsiniz. Kurban ailelerinde, genellikle ebeveynler sarılarak, öperek veya 'seni seviyorum' diyerek normal sevgilerini göstermeyi bilmezler. Sevgi duygularını göstermeyi veya sevecen bir şekilde iletişim kurmayı bilmezler. Dolayısıyla yakınlık göstermenin temel yolu kavgadır.
Yoğun şekilde birlikte olmanın ve birinin ilgisini bölünmeden çekmenin bir yoludur bu.