"Asıl olarak 1922-1938 arasındaki sürgün anılarını kapsayan, yer yer Mütareke öncesine de uzanan, Kurtuluş Savaşı yılları İstanbul’una ilişkin ayrıntılar veren yazarın, 1965’deki ölümünden bu yana kitap halinde yayımlanan en güzel ve en önemli eseri.
Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e ve daha ileri uzanan yolu kendine özgü bir kulvardan, kendine özgü araçlarla katetmiş usta bir yazarın esprili, ironili, lezzetli üslubuyla ülkesinin iktidar kavgalarına ve kendi hayatına bakışı."
"Refik Halid Karay, yazı hayatına Servet-i Fünun'da başladı. Ardından Tercüman-ı Hakikat, Kalem, Alemdar, Sabah ve Peyam-ı Sabah gazetelerinde devam etti. Kendi çıkarmış olduğu Aydede adlı derginin yayımından sonra 'Yüzellilikler' listesine alınarak, sürgüne gönderildi.
. Edebiyat dünyamızda özellikle 'Kirpi' imzalı mizah ve hiciv yazılarıyla dikkat çeken Refik Halid, sürgün sırasında ve döndükten sonra da hiç durmadan yazarak roman hikâye, fıkra ve anı dallarında önemli eserler verdi, edebiyatımızda önemli bir yer edindi. Hayatını yazarak kazanan Refik Halid 1965'te bu dünyadan ayrıldı Kendini 'yaradılıştan yazar' diye tanımlayan Refik Halid, kullandığı yalın Türkçe için, 'Bizim bir dilimiz var ki, bu yarının dili olacaktır. Biz doğru yolu bulduk. Bizden önce gelenler ortaoyunu bazen karnaval şekilleriyle edebiyatımızda çırpındılar. Fakat bizim bulduğumuzu, bu temiz dili bulamadılar,' demiştir. Yahya Kemal, Refik Halid'i 'Türkçeye yeni bir çeşni veren, görüşte hususiyet ve yazışta hüner gösteren' bir yazar olarak nitelendirmiştir.
Bir Ömür Boyunca, yazarın 1922-1938 arasındaki sürgünlük yıllarını kapsayan anılarıdır. Ama anlattıkları bu yıllarda ve bu dönemin olaylarıyla sınırlı değildir. Beyoğlu'nun lokanta âdâbı, Sinop'taki sürgün dünyası kadar Resneli Nizayi'nin meşhur geyiğinin akıbetini de