...Düşüş'ü hiç başaramadığından,gülünç olma pahasına,aydınlatıcı tavsiyesini dinlemeye kararlı bir biçimde ahlâka başvurur."Artık hüzünlü olmamaya karar ver,"cevabını alır.Ve İyi'yle Ümit' in evrenine girmeye çabalar...Ama çabaları etkisizdir ve 'tabiata aykırı' dır: Hüzün mahvoluşumuzun köküne kadar dayanır...Hüzün ilk günahın şiiridir...
Kendine tapmayan kişi daha doğmamıştır...Herkese göre evrendeki tek sabit nokta kendisidir.Eğer bir insan bir fikir için ölürse,bunun nedeni fikrin onun fikri olmasından,onun hayatı olmasındandır.
Hiçbir aklın hiçbir eleştirisi insanı "doğmatik uykusu"ndan uyandıramayacaktır.
Her arzu doğrularımızı topyekün aşağılar ve yadsımalarımızı tekrar ele almaya zorlar bizi.
Pratik bir bozguna uğrarız,bununla birlikte ilkelerimiz bozulmadan kalır...Artık bu dünyanın çocukları olmayı umarken,bir de baktık ki,zamanın efendisi ve salgı bezlerinin bağımlısı kaypak münzeviler gibi iştahınıza boyun eğmişiz.Fakat bu oyunun sınırı yoktur:Arzularımızın her biri dünyayı yeniden yaratır,düşüncelerimizin her biri de yok eder...