Ayfer

Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşden mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum, acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba “insan“ denince hatırlanıyor muyuz?
Sayfa 49·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Schumann, “ çalarken seni kimin dinlediğini umursama, “diyor. Bense umursuyorum kimin dinlediğini.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Edebiyat
Söylenen her söz binamıza yeni bir tuğla ekler. Bu yüzden ağzımızdan kaçmamalı kelimeler. Onlar bizim mahkumlarımızdır, izin verdiğimizde çıkmalılar dışarıya. Publis Syrus ne kadar haklı: “Konuştuğuma çok kere pişman oldum. Fakat sustuğuma asla!“
Sayfa 46·Kitabı okudu
Edebiyat
Gerçek sevgi, insanın “ben” sınırlarını aşıp bir başka insanın hayatından da sorumlu olduğunu düşünmesi midir?
Sayfa 38·Kitabı okudu
Edebiyat
“O kadar insanla dostluk kurdum ki Ellerim dolu sanıyordum Başıma bir bela geldiğinde Kimseye acımayan zamandan şiddetliydi Dostlarımın ihaneti”
Sayfa 38 - İmam Şafii·Kitabı okudu
Edebiyat