Ayfer

Falaka
8/10
·116 syf.··
2026 11. kitabı
Osmanlı zamanında çocuk olmayı, çocukların nasıl yetiştirildiğini ve eğitim aldıklarını okuyoruz. Rasim, küçüklüğünden itibaren gittiği çeşitli mekteplerde ne türlü muameleler uygulandığını anlatıyor. Eski zamanlarda çocuk eğitiminin olmazsa olmazı şiddet ön plana çıkıyor. Rasim, halası ve onun eşi Ali Cenap enişteyle birlikte yaşamasıyla Hafız İsmail Paşa Mektebi’ne başlıyor. Burda en çok korktuğu şey falakaya yatırılmak. Daha önce gittiği mekteplerde de dayak yemekten korkmasına rağmen buraya hiç gitmek istemiyor. Çünkü bu mektepte dayağın dozu fazla. Hatta bir çocuk ölme raddesine geliyor. Korkusundan dolayı her hareketine dikkat ediyor, hocasına saygıda kusur etmiyor. Fakat hocasına gösterdiği saygı tamamen dayak yemekten korktuğu için. Kitabın sonlarına doğru şu cümle öne çıkıyor: Hürmet hissi, korkudan daha kuvvetlidir.
Edebiyat
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,397 okunma
İnce Memed 2
8/10
·459 syf.··
2026 10. kitabı
Birinci kitapta köylü ve İnce Memed, Abdi Ağa’nın zulmüne uğramıştı. Birçok kayba uğramasına rağmen sonunda İnce Memed Abdi Ağa’yı öldürmüştü. Bu ikinci kitapta ise Abdi Ağa öldükten sonra yerine Ali Safa Bey’in ve Kel Hamza’nın gelmesiyle köylünün daha çok zulme uğraması ve İnce Memed’e karşı alınan tavırları okuyoruz. Memed’i sonsuz destekleyenlerin olduğu yerde ona sitem eden bir güruhu da görüyoruz. Abdi Ağa’nın şimdikilere göre daha insaflı olduğunu ve bu yeni ağaları başlarına İnce Memed’in sardığını düşünüp tavır alıyorlar. Bu yüzden Memed kendini geri çekiyor. Önceki yaptığını yaparsa daha zalim bir ağanın geleceğini düşünüyor. Sonrasında tabi işler değişiyor. İlkine göre fazlasıyla betimlemelere boğulmuş bir kitap. Özellikle ilk 50-60 sayfa hiç gitmiyor. Okurken fazlasıyla zorlandım.
Edebiyat
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202038,9bin okunma
Suzan Defter
9/10
·128 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 21:36
Okuyanların yanlış basım olduğunu düşünerek iade etmeye çalıştığı kitap… Sayfa atlanarak okunan ve iki kişinin günlüğünden oluşan sarmal bir kitap. Kitabın sol tarafında bir erkeğin (Ekmel), sağ tarafında ise bir kadının günlüğü (Derya) mevcut. Aynı günün kadın ve erkek bakış açısıyla nasıl yazıldığını okuyoruz. Ekmel, boşanmış ve yalnız yaşayan biri. Evini satılığa çıkarmak için ilan veriyor. Asıl amacı evini satmak değil, evine gelen kişilerle gününü doldurmak, muhabbet etmek ve zaman geçirmek. İlan için gelenlerin de sadece canının istediği kişileri eve alıyor. Derya ise abisine takıntılı bir bağlılığı olan ve kocasından boşanmış yalnız yaşayan biri. Ekmel’in ilanını görüp eve bakmaya gidiyor. Kendini Suzan olarak tanıtıyor. Sonrasında Ekmel‘den Derya’ya değişik bir teklif geliyor. Derya’dan evine her gün gelerek para karşılığında onunla muhabbet etmesini, zaman geçirmesini istiyor. Sonuç olarak Derya dışarı çıkmayı istiyor, Ekmel ise içeriye biri girsin istiyor. Derya arz, ekmel talep. Derya da bunu kabul ediyor. Suzan Derya’nın abisinin eski sevgilisi. Ekmel’e kendi hayatını değil Suzan‘ın hayatını anlatıyor ve şu cümleyi kuruyor: benimmiş gibi anlattıklarımın benim olmaması canımı sıkıyor. Sonrasında olaylar gelişiyor Akıcı ve güzel bir kitaptı.
Edebiyat
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,1bin okunma
Anna Karenina
7/10
·1062 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 05:21
Kitapta; Anna Karenina ile Kont Vronski arasındaki yasak aşkı okuyoruz. Anna ile eşi Aleksey monoton bir evlilik sürdürmekteler. Bu içinde aşkı barındırmayan evlilik Anna’yı Vronski ile karşılaşana kadar rahatsız etmiyor. Birbirlerini ilk gördüklerinde etkileniyorlar ve ilişki yaşamaya başlıyorlar. Aleksey de dahil olmak üzere herkesin bildiği bu yasak ilişki Anna’nın hamile olup ve Vronski’nin kızını dünyaya getirmesine kadar devam ediyor. Herşeye rağmen eşi Anna’yı affediyor ve evine bağlı kalmasını istiyor. Ama Anna bu evliliği sürdürmek istemiyor. Doğumdan sonra Vronski ve Anna yurtdışına gidip beraber yaşamaya başlıyorlar. Sonrasında belli bir dönem güzel geçse de bu ilişkide de bir şeyler eksik kalıyor. Tartışmalar başlıyor. Vronski başlarda bu tartışmalarda alttan alan taraf olsa da zamanla “her durumda ona her şeyimi verebilirim ama bir erkek olarak bağımsızlığımı veremem” diye düşünüyor. Anna ise bu içinde bulunduğu durumdan kaynaklanan utancın ancak ölümle son bulacağına inanıyor ve olaylar gelişiyor. Kitap 1000 sayfa ve neredeyse kitabın 700 sayfası bir diğer roman karakteri Levin’i anlatıyor. Kitabın isminin Anna Karenina olması ve Anna’dan bu kadar az bahsedilmesi ve Levin’in sıkıcı yaşamı kitabı okumamı zorlaştırdı.
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,4bin okunma
Şatırzade Şöhret Bey
10/10
·112 syf.··
2026 3. kitabı
Hüseyin rahmi Gürpınar’ın ilk romanıdır. Yazar o dönemde romanı yazıp gazeteye gönderir. Daha sonrasında yazdıklarını gülünç bulup gönderdiğine pişman olur ve beğenilmeyeceğini düşünür. Ama eser tam tersi gazetenin başında bulunan Ahmet Mithat Efendi tarafından çok beğenilir. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın tanınırlığı o dönemde Ahmet Mithat Efendi sayesinde hızlanır. Konusuna gelecek olursak kitabın ana karakteri Şatırzade Şöhret Bey, batılılaşmaya ilgi duyan ama bunu sadece kılık kıyafet ve süsle olacağını sanan biri. Bu durumdan dolayı kendini fazlasıyla gülünç duruma düşürür. Giydiği kıyafetlerle yada yüzüne sürdüğü pudralarla olsun “Şık” diye anılır. Sadece dış görünüşü değil hal ve hareketleriyle de girdiği ortamlarda gülünç duruma düşer. Edebiyat ve bilimle ilgili bilgisi olmamasına rağmen kulaktan dolma bilgileri etrafa satar. Kitapta geçen şu alıntı “Alafrangadır diye Avrupa’da ne kadar çirkinlik varsa onları taklit edeceğinize biraz da güzel taraflarını yapmaya gayret etseniz ya! “ kitabın özeti niteliğindedir. Şatırzade Şöhret Bey’in batılışma sevdası uğruna başına gelenleri gülümseyerek okudum.
Edebiyat
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,9bin okunma