Osmanlı zamanında çocuk olmayı, çocukların nasıl yetiştirildiğini ve eğitim aldıklarını okuyoruz. Rasim, küçüklüğünden itibaren gittiği çeşitli mekteplerde ne türlü muameleler uygulandığını anlatıyor. Eski zamanlarda çocuk eğitiminin olmazsa olmazı şiddet ön plana çıkıyor.
Rasim, halası ve onun eşi Ali Cenap enişteyle birlikte yaşamasıyla Hafız İsmail Paşa Mektebi’ne başlıyor. Burda en çok korktuğu şey falakaya yatırılmak. Daha önce gittiği mekteplerde de dayak yemekten korkmasına rağmen buraya hiç gitmek istemiyor. Çünkü bu mektepte dayağın dozu fazla. Hatta bir çocuk ölme raddesine geliyor. Korkusundan dolayı her hareketine dikkat ediyor, hocasına saygıda kusur etmiyor. Fakat hocasına gösterdiği saygı tamamen dayak yemekten korktuğu için. Kitabın sonlarına doğru şu cümle öne çıkıyor: Hürmet hissi, korkudan daha kuvvetlidir.