Biz tarihin belli bir evresinden sonra kendimizi yarı modern zihinlerle yaşamaya teslim ettiğimiz için istikametimizi yitirdik bir parça. Asli kaideye bağlı bir idrakle meselelere bakmadığımız için ne maddi dünyayı ne maneviyatı tam olarak kavrayabiliyor, anlamlandırabiliyoruz bugün.
Susuz kişi gök gürültüsünün, saadet bulutunu çektiğini bilmeyince gök gürültüsü başını ağrıtır.
Onun gözü akan ırmakta kalmıştır; gökyüzü suyunun zevkinden habersizdir.
Himmet bineğini sebeplere doğru sürer; çaresiz sebepleri yaratandan gözü perdeli kalır.
Sebepleri yaratanı açıkça gören, dünyadaki sebeplere nasıl gönül verir.