Şöyle bir an hayal kuralım: Eskinin bir esir pazarında, mezatçı haykırmaktadır:
“Şuraya bakın! Şu inci dişleri görün! Şu endam, şu ten… Şu zifir saçlar… Şu ela gözler… Şu gonca dudaklar…“
Şimdi de bu eski bir esir pazarından günümüze dönelim: Güzellik yarışmalarının ve özellikle defilelerin, sözünü ettiğimiz esir pazarlarındaki sahnelerden farkı nedir?
Sadece birkaç 100 yıllık zaman aşımı…
Evet, topu topu bu kadar fark var…
“Alıcı gözler“ karşısında kadını bir meta gibi takdim yöntemi aynıdır ama iş daha incelmiş bir üslupla yürütülmektedir.
Bir erkeğin zihninde kadın kavramı ile birlikte her şeyden önce insan çağrışımının meydana gelebilmesi için, klasik deyimle o kişinin “kâmil insan” olması gerekir.