Elif Gümüştaş

Elif Gümüştaş
@aygn_elf
Trabzon
3 Ocak
174 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·129 syf.··
2026 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 21:45
Bu Hikâye Senden Uzun Osman, kısa ama etkisi uzun süren bir öyküydü. Kitabın içindeki bazı alıntılar beni durup düşünmeye, hatta çok uzaklara gitmeye zorladı. Yazar, tüm kitap boyunca Osman’a seslenirken aslında bir insanın bütün hayatını gözlerimizin önüne seriyor. Satır aralarında bize hayatın ne kadar kısa olduğunu hatırlatıyor ve geriye çoğu zaman sadece gülümseyerek hatırladığımız anıların kaldığını söylüyor. Benim için çok güzel, samimi ve düşündürücü bir hikâyeydi.
1K
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,4bin okunma
Reklam
Bir çocuğu ne zaman kaybedersin?
Puan vermedi·256 syf.··
2026 23. kitabı
Malma İstasyonu; Harriet, Oskar ve Yana’nın iç içe geçen hikâyesiyle, parçalanmış bir ailenin izini sürüyor. Anne, baba ve çocuk… Üç farklı yerden bakılan ama aynı acıya çıkan hayatlar. Okurken bir Harriet’e hak veriyorsun, bir Oskar’a. Bir yanın hepsinin yanında olmak istiyor. Ve kitap boyunca tekrar tekrar aynı soruya dönüyorsun: “Bir çocuğu ne zaman kaybedersiniz?” Cevabı tek bir an değil. Gün be gün, sene be sene gerçekleşen bir kopuş bu. Küçük kırılmalar, fark edilmeyen mesafeler… Sonunda büyüyen bir uçurum. Ve en acısı şu: Bu kayıp sadece birini değil, iki tarafı da eksiltiyor. Hem kaybeden için, hem kaybedilen için.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,3bin okunma
9/10
·336 syf.··
2026 21. kitabı
İrlanda’nın sert kıyılarında, uçurumların kenarında bir ada… Bir İngiliz ressam, bir Fransız dilbilimci Masson ve unutulacak bir umuda tutunan James… Ve bir ada. Ve patlamalar. Audrey Magee’nin Koloni romanı, daha ilk sayfalardan itibaren insanı içine çeken bir atmosfer kuruyor. Ressamın kendini kanıtlama çabası, dilbilimcinin yok olmaya yüz tutmuş bir dili kaydetme isteği ve adadaki insanların sessiz direnişi; hepsi ince ince birbirine bağlanıyor. Roman sadece bir hikâye anlatmıyor; dil, kimlik, aidiyet ve sömürgecilik üzerine düşündüren katmanlı bir anlatı sunuyor. Arka planda hissedilen gerilim ve patlamalar, karakterlerin iç dünyasındaki kırılmalarla birleşince ortaya hem sert hem de dokunaklı bir metin çıkıyor. Bir çırpıda okunacak kadar akıcı, ama bittikten sonra uzun süre zihinde kalacak kadar derin… Kalbe dokunan, düşündüren ve iz bırakan bir roman. KoloniKoloni
1000Kitap
KoloniAudrey Magee · Delidolu Yayınları · 2023320 okunma
9/10
·208 syf.··
2026 19. kitabı
Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm kitabı, hastalığın aslında gerçekleşmemiş konuşmaları ve ertelenmiş yakınlığı nasıl ortaya çıkardığını çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. İnsan, çoğu zaman en yakınına söyleyemediklerini ancak bir şeyleri kaybetme ihtimaliyle yüzleşince söylemek istiyor. Kitapta baş karakter, bir yazar ve aynı zamanda babasının bakımını üstlenen bir evlat. Babasının adım adım ölüme yaklaşmasına tanıklık ederken yaşadığı duyguları okurla paylaşıyor. Bu duygular sadece anlatılmıyor, aynı zamanda okura da hissettiriliyor. Özellikle acı durumların içine serpiştirilen o hafif komik hikâyeler, kitabın en sevdiğim yanlarından biri oldu. Çünkü en zor anlarda bile insanın zihninin nasıl başka yerlere kaçtığını, kendini korumaya çalıştığını gösteriyor. Kitap boyunca ölümün kaçınılmazlığını ve aslında ne kadar yakınımızda olduğunu fark ediyoruz. Ama en çok da şunu düşündürüyor: Söyleyemediklerimizle yaşamaya ne kadar alışmışız? Bahçıvan ve ÖlümBahçıvan ve Ölüm
1000Kitap
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
10/10
·440 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 15:07
İnsan yaşadıklarının ağırlığıyla susar bazen… Ama bazı hikâyeler vardır ki susarak değil, anlatarak hafifler. Annemin Uyurgezer Geceleri tam da böyle bir kitap. Annenin uyurgezer oluşu sadece bir durum değil; aslında söylenemeyenlerin, bastırılanların ve yıllarca içte taşınanların bir yansıması gibi. Annenin uykuda söyledikleriyle başlayan bu hikâye, insanın iç dünyasına doğru derin bir yolculuğa dönüşüyor. Okurken zaman zaman öfke duydum, zaman zaman kırıldım. Özellikle Şehnaz’ın yaşadıkları karşısında “Ne yapmalıydı?” diye kendime sormadan edemedim. Ama kitap ilerledikçe anladım ki bu sadece bir karakterin hikâyesi değil; kuşaklar boyunca taşınan bir kaderin, kadınların sessizliğinin ve görünmeyen yüklerinin hikâyesi. Aslında bu kitap biraz da yalnızlık üzerine… Ve şu cümle her şeyi özetliyor gibi: “Yalnızlık, insanın varlığına içkindir; onu reddetmek, insanın kendi varlığını reddetmesi gibidir.” Kitabın sonunda içimde tuhaf bir burukluk kaldı. Çünkü bazı hikâyeler bitmez… sadece susar. Annemin Uyurgezer GeceleriAnnemin Uyurgezer Geceleri
Hayat
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
Reklam