Günümüz şartlarında bazı konular kitlelerin önünde konuşulmasın; bunlara eğitim süreçlerinde yer verilmesin demeniz bir şey ifade etmiyor. Kitleler bir şekilde bilgiye ulaşıyor ve sorguluyor. Özellikle kendi görüşünün taassubu içinde hakikat tekelciliği yapanlar, açık ve şeffaf bir tartışmanın önünü tıkayarak insanların uçtan uca savrulmasına neden oluyor. Din ve dini düşünce adına konuşanların ortaya koyduğu birçok uygulama ve yaklaşım bunu tetikliyor. Hâlbuki bu konuda uzmanlara düşen, kitleleri gütmeye çalışmak, baskılamak ve ötekileştirmek değil; verileri açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyarak insanların algı ve değer dünyalarını kendilerinin keşfetmesine, inşa etmesine yardımcı olmaktır. Özellikle de Z kuşağı olarak nitelenen bir kuşağa bilgiyi saklamak, korkutmak, yasaklamak, engellemek ve baskı, aksi sonuçlar doğurmakta ve doğuracaktır. İnsanların bilgi ve değer dünyasını sağlıklı bir şekilde kurgulamasında ise felsefe işlevsel bir rol üstlenebilir. Özellikle İslam felsefesi klasik dönemde İslam Aydınlanmasının bilim ve değer dünyasındaki en önemli unsuru olmuştur. Ama bugün İslam’ın inanç ve değer dünyasına önem verdiğini söyleyenler İslam felsefesini göz ardı etmeye devam ediyor; çıkış yanlış yerde aranıyor. Dini sahada bütünlüklü bir değer tasavvuru oluşturulacaksa mutlaka yol, İslam Felsefesi ve Filozoflarıyla kesişecektir.
Aygün Akyol