"Geçmiş olsun. İyi misiniz? Bir şeye ihtiyacınız var mı? Bir
sakinleştirici getireyim mi size?"
"İstemem. Huzur getirebiliyor musunuz, onu söyleyin. Yüksek
doza ihtiyacım var," demişti yaşlı adam.
"Huzur bulunmuyor bugünlerde. Karaborsaya düşmüş. İyi
geceler komşum."
Goethe'nin doğduğu evde,
şaire ait her bir nesnenin, koltuğundan, yazı masasından, bu
masanın üzerindeki hokka ve kalemden mutfağındaki pasta ve
kek kalıplarına kadar muhafaza edildiği, sanatçının kıymetinin
bilindiği bu şehirde sanatı her an, soluk alırken dahi yaşayacağını
sandığı için!