EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682)
10/10
·376 syf.··
2021 59. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2021 10:37
Türk edebiyatında en büyük seyahatnameyi yazmış müellif olarak haklı bir şöhret kazanmış bulunan seyyah, memur ve asker. Padişah imamı olan Evliya Mehmed Efendi'den dolayı Evliya adını almıştır. Evliya Çelebi 25 Mart 1611 de, İstanbul'da, Unkapanı'nda doğdu. Ailesinin kökü Kütahyalıdır. Fetihten sonra İstanbul'da yerleşmişlerdir. Evliya Çelebi'nin anası bir Abaza kadınıdır. Bu kadın, sadrazamlığa kadar yükselen Melek Ahmed Paşa'nın anasıyla ya kardeş, yahut da teyze çocuğudur. Bu hısımlık sebebiyle Evliya Çelebi'nin Melek Ahmed Paşa ile arası çok iyi olmuştur. Evliya Çelebi, ilk Öğrenimden sonra Unkapanı'ndaki Fil Yokuşu'nda, Şeyhülislâm Hâraid Efendi Medresesi'nde Müderris Ahfeş Efendi'den 7 yıl ders gördü. Bu sıradaki dersortağı (o zamanki tâbirle ders şeriki), yani aynı hücrede kaldığı arkadaşı, sonradan Osmanlı Tarihi'ne geçen ve "Cinci Hoca" diye tanınan Hüseyin Efendi îdi. Bu medresedeki 7 yıllık dersin Evliya Çelebi'yi, zamanımız tabiriyle, yüksek öğrenim mezunu seviyesine getirmeyeceği aşikârdır ve zaten Seyahatnamesinden de bu, anlaşılmaktadır. Evliya Çelebi seyahate âşıktı, İstanbul ve çevresindeki dolaşmalarına 1630 da, yani 19 yaşlarında iken başlamıştı. Sesi güzeldi ve aldığı dersler arasında en çok musikide ileri gitmişti. 1635'te (yani 24 yaşlarında iken) Ayasofya'da IV. Murad'ın huzuruna çıkarıldı ve kendisine Has Kiler'de vazife verildi. Bir gün sarayda IV. Murad'ın huzuruna kabul olunarak besteler okudu ve nükteli konuşmasıyla Padişahın çok hoşuna gitti. Bu tesir kuvvetli olmuş olacak ki Padişahın kederli zamanlarında huzura çıkarılarak tatlı sözleriyle onun kederini azaltmaya başladı. Sarayda 4 yıl kadar kaldıktan sonra Padişahın Bağdat seferinden (Nisan 1638) biraz önce çırağ edilerek 40 akça maaşla Sipahiler zümresine girdi. Bundan sonra
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nden SeçmelerEvliya Çelebi · Ötüken Neşriyat · 20231,599 okunma
10/10
·224 syf.··
2021 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 13:40
Bu bir kahramanlık destanıdır. Bu bir halkın kanının ve gücünün son damlasına kadar mücadele edip yine de şehrini teslim etmeyen haklı davasıdır. Bu bir yanda açlık ve sefalet bir yanda silahsızlık ve çaresizlikle iman gücü ve birlikle kazanılan Ayıntap şehrinin unutulmaz hikayesidir. . "Yapamam deme yapan senden üstün değildir." diyen Tüfekçi Yusuf'un, kızını bir tüfek karşılığında evlatlık verme kahramanlığını hiç düşünmeden vatan toprakları için feda eden, "Vatan olmazsa evlat da olmaz." diyen Azap Osman'ın, anasını babasını kaybetse bile umudunu yitirmeden bombaların silahların içinde oradan oraya koşan bakırcı çırağı Bahri'nin, hiçbir şey yapmasalar da o küçücük ama yüreği kocaman vatan aşkı için koşan askerlerin erlerin bir tas çorba ile içini ısıtmaya çalışan Adile teyzelerin kahramanlık destanıdır. "Biz ölülerimizi bile kefensiz gömdük, bizden nasıl teslim bayrağı istersiniz." diyen Ayıntap halkının yaşam mücadelesidir. . Büyük araştırmaların sonucu ve derin, acı bir şehrin tarihi anlatan Kefen Giymiş Kale. Daha basılmadan son okumasını yaptığım, kitabın tamamını okuduğum bildiğim halde, elime alınca yine soluksuz ve gözlerim dolu dolu okudum. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve bu toprakların her bir karışında emeği, kanı, uykusuz ve açlıkla mücadelesi bulunan insanlara bir kez daha müteşekkir oldum. Bu tarz tarih kokan, ve ecdadımızı anlatan kitapları bence her Türk okumalı ve çocuklarına okutmalıdır. Onları tarihini bilerek yetiştirmek önce yazarların, sonra biz ebeveynlerin elinde. Göğsüm gururla inip kalkarken, ve gözümde iki damla yaşla son sayfasını kapattığım bu harika kitabı hepinize mutlaka okumanızı isteyerek tavsiye ediyorum.
Kefen Giymiş KaleYılmaz Ali · Ateş Yayınları · 20217 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
DÜNYA BİR GELİNDİR YORUM
10/10
·182 syf.··
2020 211. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2020 16:00
Bir dönem dersini alma şansına erişebildiğim bir insandır kitabın yazarı. Zaten bu vesileyle kitaplarını tanıdım. İnsanlığıyla, sözleriyle, öğretmenliğiyle bizi kendine hayran bırakan bir yazardır kendisi. Şahsen tanımadığım ancak derslerinde birçok kez tanıdığıma yemin edebileceğim kadar yakın hissettiğim bir insan oldu benim için. Neyse, asıl kitaptan bahsetmek gerek. 2018 yılında ödül almış bu güzelim kitabın bu denli bilinmemiş oluşu kalbimi kıran durumlardan birisi oldu. Hele de birçok vasıfsız kitabın çok satanlar listesinde en başta kurulduğunu görünce hayli üzülüyor insan. Aslında bu konu üzerinde çok çok uzun söyleşiler yapılabilir ama konumuz bu değil. Ancak, kitabın verilen ödülü sonuna kadar hakettiğine emin olabilirsiniz. Bir nevi radyo tiyatrosu havası, esintileri var kitapta. Ben radyo tiyatrolarından da çok hoşlandığım için kitap hem otantik hem de buram buram eski kokuyor gibiydi. Aslında bir üçlemenin ilk kitabı Dünya Bir Gelindir kitabı. Yalan olmasın devam kitaplarının ismi hatırımda değil, ancak yakın zamanda çıkması tek dileğim. Değerlendirmesi benim için gerçekten zor bir kitap olduğunu da söylemeden geçmeyeyim. Kitabımız hakikat ve rüyalar aleminde geçiyor aslında. Yazarın büyük dedesi Gedro, Çoban Zeyni, Hacı Ağa, Şahade Efendi, Gassal Mavaş gibi daha birçok karakterle gerçekliğinden şüphe duymayacağımız büyülü bir dünyaya giriş yapıyoruz ilk sayfasından itibaren. Anlatılanın içinde gizlenen, asıl mesele de görmek isteyenin görebileceği şekilde sunulmuş biz okuyuculara. Metaforlara çokça yer verilmiş olmasından kaynaklı herkesin okusa da farklı tatlar almasının sebebi. Konusundan bahsetmek gibi bir delilik yapmayacağım elbette; zaten kısacık, 183 sayfalık bir kitap kendisi. Ancak o 183 sayfa nice kalın kitaplarda arayıp da bulamadığınız şeyler
Edebiyat
Dünya Bir GelindirMehmet Sabri Genç · Şule Yayınları · 2018380 okunma