Beklenen oldu, bir başka dünyaya geçti. İçinde ne hüzün, ne korku, ne gitme isteği, ne kalma direnci... Bu dünya değil... Hayatı geçti işte... Ölüm buysa, güzel...
Özümleme diye bir sözcük attılar ortaya. Bir edimin zorla kabul ettirilmesiydi özümleme. İnsan olmak nedeniyle istedigin bütünleşme dilegini elinin tersiyle ve bir kalemde iten bir sözcüge dönüştü sonradan. Özümlemeden tiksiniyorum. Beni yaşam sevincinden ve özlediğim dostluklardan ırağa attı . . .