yazı ebediyyen vardır
- ortadaki göçük
içerdeki dehşet
pusudaki bungu
kıyım mahzen kan
- çok kandil kırılmış - sanki geç
herşey için - niçin
ertelenir sanır insan herşeyi
öyle sanır - yeniden han
o ölümsüzlük gibi mutantan
taş - düşmüş
vardır - orada nasılsalar öyle
apaçık
kırıktırlar
dili faldır aşkın ey taş
Satranç Dersleriİlhami Çiçek · Edebiyat Dergisi Yayınları · 198314 okunma
"ben görmedim paris'i.. paris evde yoktu.. ben rüyada gördüm paris'i, gülümsedi ve kayboldu. neden beni aramak için buralara kadar geldin diye sitem etti bakışları. promete kafdağı'na zincirlenmiş, ben hastaneye zincirliydim. paris'te hastaneye zincirli olmak. hastaneye ve karanlığa. reyhaniye'nin çamurlu sokaklarını, kerpiç kulübelerini ve maymun azmanı insanlarını, kötü yazılmış natüralist bir romanın esneten teferruatlarını okur gibi, yıllar yılı seyreden gözlerim, paris'te kapalıydılar."
edip cansever’in şiiri, durdukça, şişesinden taşıp kendi kıvamından hayata renk taşıyan eski şarap gibi. hayata, kelimelere, anılara yepyeni anlamlar katan, onları kıvamına getiren hikmetli sözler gibi. gibisi fazla, edip bey’in şiiri gün günden ‘hislere tercüman’ olan bir güzelduyu halinde hayatımıza yayılıyor. kaç yıldır, kaç yazdır onun bir şiirini anmadığım pek az oldu."