"Evet, büyük bir felaketti." Genç kadın birdenbire Poirot'ya doğru döndü. Bir ölününkini andıran yorgun ve ifadesiz çehresi birdenbire canlandı. "O olay beni öldürdü. Anlıyor musunuz? Beni öldürdü. O günden beri hiçbir şey hissetmiyorum. Hiçbir şey..." Sesi alçaldı. "Boşluk... içim bomboş..." Sabırsız bir tavırla ellerini salladı. "Vitrinde duran içi doldurulmuş bir balığa benziyorum ben."
Fakat gençler o kadar savunmasız ki. Bu hallerini görünce gözlerim yaşarıyor. Gençlik çok kolay incinebilir. Evet, gençlik amansız ve kendinden emin. Çok cömert fakat aynı zamanda çok şey de istiyor.