Beş Küçük Domuz

8,5/10  (43 Oy) · 
157 okunma  · 
25 beğeni  · 
1.037 gösterim
Amyas Crale genç, yakışıkı ve ünlü bir ressamdır.

Çapkınlığıyla tanınan Amyas, nedensiz bir şekilde öldürülür. Olayın gerisinde çözümlenemeyen pek çok şüpheli soru vardır ve bu ölüm yüzünden ressamın karısı suçlanır.

Yıllar sonra Hercule Poirot'ya başvuran genç bir bayan, babasını öldürmekle suçlanan annesinin masumiyetini ispatlamak için Poirot'dan yardım ister.

Artık sır perdesinin aralanma vakti gelmiştir ve Poirot iş başındadır.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2005
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789754059533
  • Orijinal Adı:
    Five Little Pigs
  • Çeviri:
    Gönül Suveren
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 29 Nis 02:41 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Beş Küçük Domuz: Beş şüpheli. Sır perdesini sonuna kadar aralayan, tahmin edilmesi güç harikulade bir cinayet romanı. Ve tabii ki Agatha Christie… Hercule Poirot’nun yanı sıra ortaya koyduğu karakterleri zihinde canlandırmayı başaran bir kalemi var, bunu çok iyi yaptığını ilk kitabında görmüş oldum ve polisiye türünde dünyaca ünlü dedektif Hercule Poirot’nun yaratıcısı Agatha Christie romanları kitaplığımda yer bulmaya devam edecek.
16 yıl önce meydana gelen bir Cinayet. Amyas Crale’i zehirleyip öldürmekle suçlanan karısı Caroline Crale yaşamına son vermeden önce kızına şu notu bırakmıştı: “Ben suçsuzum."
Carla Lemerchant bu not üzerine harekete geçer ve dedektif Poirot’ya başvurur. 5 yaşındayken, 16 yıl önce gerçekleşen olayları, annesinin eşine olan bağlılığını, sadakatini anlatmaya çalışarak dedektife annesinin bu cinayeti gerçekleşmediğini, masumiyetini kanıtlamasını ister. Poirot artık iş başındadır.
“Cinayet ustaca işlenmişti, Ama Poirot elindeki şu ipuçlarını değerlendirmeye çalışıyordu.
Baldıran otu… Boş bir esans şişesi… İki mektup… Bir Tablo…
Bir mürekkep şişesi… Kedi otu… Buzlu bira… Bir damlalık…
‘Sokrat’ın ölümü adlı yazı’… Yaseminler…”

Ünlü ressam Amyas’ın yakın arkadaşları Philip Blake ve Meredith Blake, Mürebbiye Williams, Caroline’nin kardeşi Angela Warren,-Caroline’i savunan tek kişidir.- ve son olarak Elsa Greer. Ünlü ressam Amyas’ın evli olduğu süre boyunca evine genç, güzel, hırslı bir kadın olan Elsa Greer’ı getirerek yasak aşkı meşrulaştırır ve en iyi portresini yapmak üzere çoğu zamanını onun resmini yaparak geçirir. Caroline buna göz yumar, kocasıyla bu yüzden kavga etse de onu her şeyden çok sever. Bu tartışmaların sonunda Caroline şu cümleyi söyler:
“Seni öldürürüm, yine de ona bırakmam.”

Portresine günlerce devam eden ressam, bir gün eşinden buzlu bira ister ve Caroline bu isteği yerine getirir. Amyas kısa bir süre sonra fenalık geçirerek ölür. Amyas Crale’in ölümünden karısı Caroline Crale sorumlu tutulur ve mahkemeye çıkarılır. Mahkemede kendini ele verecek tarzda tavırlar sergilemesi, açıklamadan kaçınması ve duygusallığının yanı sıra, bira bardağına Amyas’ın elini bastırdığının kanıtlanmasından sonra Caroline, suçlu damgasını alır.
Caroline Crale kadının gücü timsali. Güçlü olmak, kendini bir şeyler için feda etmek bir insanın iyi bir karakteridir. Sevdikleri karşısında boyun eğmek... Kendisine karşı tüm kötülüklere katlanmak ise bir güçtür, sağlam karakterdir demekten başka geriye bir şey kalmıyor. Böyle bir İnsan canlısı bir kadın katil olabilir mi? sözümüze dedektif izlediği metotlarla cevap verecek. Poirot sır perdesini aralamaya çalışırken nasıl bir yol izleyecektir? Şüpheli beş kişiye yazmasını istediği raporlardan nasıl bir sonuç ve veri edinecektir?
Agatha Cristie’nin son dönem kitaplarından biri olmasından dolayı belki de kurgusu bir hayli sağlam. Yakalamaya çalışanlar görecektir; Poirot’nun yaptığı bir ilüzyon var, insanı mest eden bir şey, gerçekten harikulade.
Geçmiş üzerine kurulu bir cinayetin yıllar sonra aydınlatılması üzerine kurulu bir hikaye…
İşi Poirot’ya bırakın ve okuyun.

Damla Köseoğlu 
18 Haz 13:45 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Bu küçük domuz pazara gitti.
Bu küçük domuz evde kaldı.
Bu küçük domuz pirzola yedi.
Bu küçük domuza hiçbir şey verilmedi.
Bu küçük domuz, “Vii vii vii,” diye ağladı.

On Küçük Zenci ve Sonunda Ölüm Geldi'nin ardından okuduğum üçüncü Agatha Christie kitabı Beş Küçük Domuz oldu. Günümüz polisiyelerine oranla çok daha az sayfa sayısına sahip olan Agatha Christie kitapları bir çırpıda okunup bitiyor  Beş Küçük Domuz benim okuduğum ilk Hercule Poirot kitabı oldu. Agatha Christie dendiğinde akla gelen ilk şeylerden olan Poirot ile tanıştım. Peki bu karakteri sevdim mi, henüz bu konuda net bir şey söyleyemem ama benim için şimdilik idare ederdi. Beş Küçük Domuz ile ilgili genel bir değerlendirme yapacak olursam bu kitabın benim için karşılığı ortalama bir polisiye kitap olduğudur. Ne çok beğendim ne de hiç beğenmedim diyebilirim.

Beş Küçük Domuz'da dedektifimiz Hercule Poirot on altı yıl önce işlenmiş bir cinayetin ardındaki detayları ortaya çıkarıp, geride kalan şüphe kalıntılarını yok etmeye çalışıyor. Ünlü ressam Amyas Crale on altı yıl önce zehirlenerek öldürülmüştür. Cinayet için tüm oklar Amyas'ın karısı Caroline'ı göstermektedir ve duruşmalar sonucunda Caroline müebbet hapse mahkum edilir. Olaydan on altı yıl sonra Amyas ve Caroline'ın kızları Carla, Poirot'la iletişime geçer ve annesinin masum olduğuna inandığını söyler. Hapiste ölen Caroline  ölmeden önce kızına bir mektup yazmış ve masum olduğunu söylemiştir. Peki on altı yıl önce yaşananların perde arkasında neler var, Caroline doğruyu mu söylüyor, Carla haklı mı, Amyas'ı Caroline öldürmediyse kim öldürdü?

Beş Küçük Domuz üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Poirot on altı yıl önce bu cinayet davasını yürüten avukat, müfettiş vb gibi resmi görevlilerle; ikinci bölümde ise Amyas'ın ölümü sırasında evde bulunan (Caroline hariç) beş kişi ile görüşüyor. Üçüncü kısımda bu beş kişinin o güne dair hatırladıklarını yazdıkları sayfaları okuyoruz. Beş Küçük Domuz'da geçmişte işlenen bir cinayetin yeniden gün yüzüne çıkarılarak araştırılması fikrini genel olarak sevdim. Ancak şöyle de bir durum var: Geçmişteki bir soruşturmanın yeniden açılması mevcut fiziksel kanıtların olmaması gibi bir durumu da beraberinde getiriyor. Yani kitap genel itibariyle anılar ve geçmişe dair konuşmalar ekseninde geçiyor, bu da tempoyu biraz düşürüyor. Kitap genel olarak sonunu merak ettiriyor, ben okurken sürekli nasıl bitecek nasıl bitecek diye düşündüm ama bu merak hissinin üstüne kitabın sonunun basit kaldığını düşünüyorum, son bana rahatlıkla tahmin edilebilir gibi geldi. En azından ben "Evet bunu bekliyordum," dedim. Agatha Christie kitaplarının benim için en büyük eksisi yazarın şüpheli sayısını ve şüphelilerin isimlerini ortaya koyarak okura adeta "Evet bunlardan biri katil, sence hangisi, seç birini!" demesi. Beş Küçük Domuz'da beş şüpheli vardı ve tek yapmanız gereken "oooo piti piti" diyerek birini seçmek. Bana göre bu durum heyecan düzeyini azaltıyor, zaten şüpheliler bariz bir şekilde ortada dolayısıyla içlerinden her birinin katil olma potansiyeli var, gerçek ortaya çıktığında ise bu sizi neredeyse hiç şaşırtmıyor "Katil zaten bunlardan biriydi," diyorsunuz.

Beş Küçük Domuz benim için sonunu merak ettiren ama bu merakı kitap bittiğinde iyi bir şekilde tatmin edemeyen, iyi bir konuya sahip, akıcı ama temposu ve şaşırtıcılığı düşük olan bir kitaptı. Bu kitap için ne harika diyebileceğim ne de çok kötü. Peki okuyun der miyim? Evet bence okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar...

kübra aslan 
02 Eyl 22:53 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

Adını bir çocuk tekerlemesinden alan kitapta yer alan kişilerin karekterleri 5 farklı domuza benzetilmiş ve sırayla açıklanmış.

this little piggy went to market.
this little piggy stayed at home.
this little piggy had roast beef,
this little piggy had none.
and this little piggy went "wee! wee! wee!" all the way home

klasik bir konu diye dşünürken ( iki kadın bir adam muhteşem aşk üçgeni tarzında) bir anda cinayetin ortasında buluyoruz kendimizi. 5 şüpheli ? katil kim?

bu arada dedektif poirot artık geçmişe de el attı artık bu kitapta. 16 yıl öncesine ulaştı. yıllar önce ünlü ve yetenekli bir ressam tablosunun başında zehirlenerek öldürülür ve karısı onu öldürmekten hapse atılır o da orada ölür. bu çiftin kızı büyüdüğü zaman poirot'yu bulur ve annesinin gerçekten katil olup olmadığını bulmasını ister.

türkçe'ye -nasıl olduysa- aynen çevrilerek, beş küçük domuz adıyla yayınlanmıştır.

akıcı ve güzel kitap okumak isteyen kişilere öneriyorum.

Fadime YeŞİl 
27 May 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yine okuyucuyu ters köşeye yatırdığı güzel bir kitaptı. Katili ortalarda buldum diye düşünüyorsun ama kitabın sonunda sanki okuyucuya böyle böyle düşünmüştün ama değil diyor.
O yüzden şaşırmak istiyorsanız tavsiye ederim bu kitabı.İyi okumalar.

Zeynep 
18 Ağu 10:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

kitap tam menim istediyim kimi bir kitapdi cox gozeldi beyendm agatha charistie'nin basqa kitaplarinida oxuyacam cox beyenirem dedektif kitablarini. bes domuz kucuk cox gozel yazilib.

Tolga 
25 Mar 23:19 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 10/10 puan

Agatha Christie'in şu ana kadar okuduğum beşinci kitabı ve diğerlerinden oldukça farklı bir kurgusu var.Agatha Christie'in bazı kitaplarında olayları yakalamak zor iken bu kitapta olay örgüsü ve kişiler çok iyi bir şekilde belirlenmiş.Bir cinayeti çözmek için her zaman somut delillere gerek olmadığını, psikoloji üzerinden kimi zaman soyut kimi zaman somut delillerle de cinayetin çözülebileceğini gösteren bir kitap olmuş.Ayrıca kitabın sonuna kadar katilin kim olduğundan emin olamamak kitabı daha fazla sürükleyici hale getirmiş.

Serdar Poirot 
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Son derece güzel bir Hercule Poirot romanı. Carla Lemarchant adında bir kız Poirot'a baş vurur. Ressam Amyas Crale'in kızıdır. Amyas'ı annesi Caroline öldürmüştür ve kadın hapse girdikten bir sene sonra ölmüştür. Ancak ölmeden yazdığı bir mektupta kızına masum olduğunu söylemiştir. Carla da buna güvenerek gerçek katili bulmasını ister. 16 yıl önce işlenen bu cinayeti çözmek için Poirot önce resmi makamlarla görüşür. Sonra ise cinayet günü olay yerinde olan Amyas'ın arkadaşları Philip ve Meredith Blake, Caroline'in üvey kardeşi Angela Warren, Angela'nın mürebbiyesi Miss Williams ve Amyas'ın resmini yaptığı ve aşık olduğu Elsa Greer ile görüşür. Onların cinayet günü hakkında yazdıklarını da inceleyen Poirot katili bulur. Acaba Caroline gerçekten suçsuz mudur? Suçsuz ise katil kimdir? Soluksuz okunan bir roman.

fazi 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Bu küçük domuz pazara gitti.
Bu küçük domuz evde kaldı.
Bu küçük domuz pirzola yedi.
Bu küçük domuza hiçbir şey verilmedi.
Bu küçük domuz, “Vii vii vii,” diye ağladı."
Tekerlemeden yola çıkarak efsane bir roman yazan Christie! Yine katili bulduğumu sanıp yanıldığım, hayrete düştüğüm bir romandı. Şüpheli sayısı diğer kitaplara göre azdı. Bu kitapta da anladığımız gibi Poirot için imkansız diye bir şey yoktur hatta cinayet on altı yıl önce işlenmiş olsa bile!

Fatima Abbasova 
21 Haz 11:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bəyəndiyim dedektiv əsərlərdən biri. Kitab tam da mən istəyən kimi, sarsıdıcı sonla bitir. Məncə, bütün dedektiv romanlarında dedektiv cinayət iştirakçılarını ifşa etməmişdən əvvəl yığışdığı yığıncağı həyəcanla gözləmiriksə, bu demək kitab yaxşı deyil. Bu kitabda gözlədim.

Zeynep Gençelli 
29 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Büyük vakaların büyük ustası Hercule iş başında.Katil kesin bu dediğimde bile asla aklıma gelmeyecek kişiyi karşımıza çıkaran yazar.Bu sefer ki eserinde katili herkesin tahmin edebileceği biri yapıyor.Ama olaylar öyle çıkmaza giriyor ki.Okurken hadi canım demekten kendinizi alamıyorsunuz!

2 /

Kitaptan 25 Alıntı

Damla Köseoğlu 
17 Haz 17:08 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Bize en fazla kötülük edenler, gerçekleri bizden saklamaya çalışanlardır.

Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 140 - Altın Kitaplar)Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 140 - Altın Kitaplar)
Damla Köseoğlu 
17 Haz 14:43 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Hayatta karşılaşılan sorunlar modern kitaplardan öğrenilen felsefe kırıntılarıyla çözümlenemez.

Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 134 - Altın Kitaplar)Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 134 - Altın Kitaplar)
Sergen Özen 
21 Nis 15:00 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İnsanın hakikati olduğu gibi kabul edecek cesareti olmalıdır. Bu cesaret olmazsa, hayatın da anlamı kalmaz.

Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 140 - Altın Kitaplar yayınevi)Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 140 - Altın Kitaplar yayınevi)
Sergen Özen 
19 Nis 02:58 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Hayatta her şeyin bir fiyatı yoktur. Satılık olmayan şeyler de vardır.

Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 92 - Altın Kitaplar yayınevi)Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 92 - Altın Kitaplar yayınevi)
Tuğçe 
11 Ağu 13:40 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Belki de... Juliet gibi kendimi hançerle öldürmem daha iyi olurdu. Fakat bunu yapınca da, her şeyin sona erdiğini, hayatın sizi yendiğini itiraf etmiş olursunuz."

Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 91)Beş Küçük Domuz, Agatha Christie (Sayfa 91)
3 /