“Mutlu değil misin sevgilim benimle? Böyle de yaşayıp gidebiliriz, gölden çıkmasak da olur, kargılar eğirler arasında gizli hayat sürmekten güzeli yok, ısrarla sorduğun için arabada neler konuştuğumuzu hatırlamaya uğraşıyorum, dur bükme kolumu öyle, hırçınlaşma hemen, sana açıklamaya çalışmıştım bunu, bize ne olduğunu yaşadığımız şeyden yola çıkarak bir hikaye kurabildiğimizde anlayıp kavrayabiliyoruz ancak; görünen o ki, peşpeşe camdan fırlayıp suya gömülünce değişime uğramışız; ben cin kulaklı saplantılı bir Gelincik, sen uzak körfezleri özleyen hülyalı Yılanbalığı.”
“aynı gölün hayvanı değil miyiz. Sazlıkta bir Gelincik, suyun derinliklerinde bir Yılanbalığı, ikimiz arasında dipten vuran bir nefes çekimi, kısıp gözlerimi sabitledim bakışımı, hava almak için yüzeye çıkmanı bekliyorum.”
“Dünyaya tek başıma dönemeyeceğim bir yere yuvarlanmıştım, bir hayatı normal bir şekilde idame etme, duygularımı denetleme kabiliyetimi yitirmiştim. Bir boşluk beni yutmuş, sonra geri kusmuştu.”