Yakın geçmişle ilgilenen insan çok azdır. Ya şimdiki zaman bizi büyük bir güçle kendine bağlar ya da kendimizi geçmişte kaybederiz ve unutulmuş olanı tekrar canlandırıp nasıl hayata geçirebileceğimizi bulmaya çalışırız.
Bazen gerçek bir insanla da resimle olduğumuz gibi oluruz. Bize bir şey söylemesine, bakmasına bizimle ilgilenmesine gerek yoktur ;biz ona bakarız, onunla olan bağımızı biz hissederiz, evet hatta bu bağ o bir şey yapmadan, bunu hissetmeden, sadece bize bir resim gibi davranarak da gelişebilir.
Zihin hislerden bağımsız olmaya ne kadar yakınsa, güçlü olmaya da o kadar yakındır. Öfke de üzüntü gibi zayıflıktır. Çünkü her ikisi de yaralanmaya ve teslimiyete neden olur.