Sâye

Allah Resulünün iki torunundan birisi, abdest alırken o kadar sararıyor ki, sendeliyor, düşecek gibi oluyor ki, ona soruyorlar: «— Ne yapıyorsun sen, ne oluyorsun, işte abdest alacaksın, namaz kılacaksın... Kendinden geçer gibi olmak neye?..» Cevap: «— Kimin huzuruna çıkacağım, düşünmüyor musunuz?.»
Sayfa 25 - Büyük Doğu Yayınları
Din İslam
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Arap
Arap... Öz hakikatiyle Arap... Bugünün Arabi değil, mazideki gerçek Arap... O kadar mağrur bir kavimdi ki, dünyada iki insanlık vardı onun için; biri Arap, öbürü Acem... Biz Acem'i İranlı zannederiz. Hayır, Arap'dan başka ne varsa Acem'dir lûgatta...
Sayfa 20 - Büyük Doğu Yayınları
Din İslam
Veli'ye şöyle diyorlar : «— Sen zamanımızda Sahabiye misilsin!» Yani o ayardasın... Velî dönüyor, diyor ki: «— Siz onları görseydiniz, deli derdiniz. Onlar da sizi görseydi, bunlar Müslüman değil derlerdi.» Ve biz bu halimizle Müslümanlık iddia ediyoruz!
Sayfa 20 - Büyük Doğu Yayınları
Din İslam
Sahâbî
Sahabî bir aynadır, Allah Resulünün nurunu aksettiren, O'nu temsil eden, gösteren ayna, safvet dolu ayna!... Sahabî'dir bizim olanca hedefimiz ve olanca imtisal örneğimiz... Sahabî o kadar yücedir ki, pek büyük bir İslâm âliminin ifadesiyle, «Sahabî'nin en küçüğünün atının burnuna kaçan toz, velî'nin en büyüğünden üstündür.»
Sayfa 19 - Büyük Doğu Yayınları
Din İslam
Bizim en büyük mücadele hedeflerimizden biri de budur: İslâm'ı donmuş ruhlardan arındırmak, ayıklamak...
Sayfa 18 - Büyük Doğu Yayınları
Din İslam