aynurozkrmn

Günahların bir cezası da kalpte büyük bir yalnızlık bırak masıdır. Günahkar kendisini yapayalnız hisseder. Bu yalnızlık ve soğukluk hem kendisiyle Rabbi arasında, hem de insanlarla kendisi arasında olur. Günahlar çoğaldığı oranda bu his de ar tar. En acı yaşam yalnızların ve korku içinde olanların yaşamı, en hoş yaşamsa cana yakınların, insanlarla güzel ilişki içinde olanların yaşamıdır. Akıllı kişi baksa ve mâsiyetin lezzetini, yol açtığı korku ve yalnızlıkla karşılaştırsa; durumunun ne derece kötü, zararının ne kadar büyük olduğunu bilirdi; çünkü kendisi taatin sıcaklığını, güvenliğini ve tadını, günahın soğukluğu, yol açtığı korku ve zararlarla değişmiştir. Nitekim şair şöyle der: Günahlar seni yalnız ve yabanî yapmışsa Bırak onları artık ve gider yalnızlığını!
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Reklam
Kaybettiğinde herşeyin yerini tutacak var. Allah'ı kaybettiğinde ise... yoktur onun yerini tutacak.
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Günahlar Allah'ın kulunu unutmasına, terketmesine, onunla nefsini ve şeytanını başbaşa bırakmasına yol açar. Kur tulma ümidinin kalmadığı helak da zaten oradadır.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
Dinin aslı müsbet kıskançlıktır, kıskançlığı olmayanın dini de yoktur. Çünkü kıskançlık kalbi muhafaza eder, kalp azaları korur, kötülükleri ve fuhşiyatı ondan def'eder. Kıskançsızlık ise kalbi öldürür. Böylece uzuvlar da ölür. Artık onda karşı koyma gücü kalmaz.
Sayfa 86·Kitabı okuyor
hüsnü zan ile aldanma arasındaki fark belli oldu, özetle; beslenilen iyi zan kişiyi amel etmeye götürüyorsa bu doğru bir hüsnü zan; tembelliğe ve günahlara dalmaya çağırıyorsa bu da aldanma kendi kendini aldatıp avunmadır. Hüsnü zan ümit demektir; her kimin ümidi onu itâate iletiyor ve günahlar dan alıkoyuyorsa; o doğru bir ümit içindedir. Her kimin de tembelliği ümit, ümidi tembellik, ihmalkârlık ve tefrit ise o aldanmış kimsedir.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Reklam