Bir yığın mutluluk konuyor başına;
Talih yüzüne gülüyor bütün ihtişamıyla;
Ama sen, şımarık, somurtkan bir yosma gibi
Dudak kıvırıyorsun talihine, aşkına.
Gözünü aç! Değerini bilmeyen mutluluğun, sefil olur.
Üstüne titremeye and içtiğin sevgiyi öldürmekle,
O sevgi andının boş bir yalan olduğunu göreceksin;
Kalıbının ve aşkının süsü olan aklın,
Her ikisinin de bozarak biçimini,
Acemi Bir askerin barutluğundaki barut gibi,
Ateş alıyor sayesinde bilgisizliğinin,
Ölüme sürüklüyor koruyacağı yerde seni.
Yırtıcı bir hayvanın bilinçsiz öfkesini
Hatırlatıyor bana çılgınca davranışların.
Sen de erkek kalıbına yakışmayan bir kadın var
Ya da her ikisine benzeyen bir canavar.