Ben kararımı vermiş bulunuyorum. Bütün bu şeyleri vaktiyle Çanakkale'den içeri sokmamıştık. Nazarımda bostan korkuluğu gibi duruyorlar. Biz ölümü göze alınca hepsini yine dışarı atarız. Milletin mahvolduğunu görmektense yaşadığını görerek ölmek daha Türkçe olur. Ben boğazdan gelirken yemin ettim. Silahımı, üniformamı kimseye vermeyeceğim. Azim ve tedbir her ümide yol açar... Yalnız hepimizin İstanbul'a toplanması feci. Beni getirmemeliydiniz. Yapılacak ilk iş ordularımızın başına gitmektir. Ne yap et, beni bir kolorduya tayin ettir. Anadolu'da olsun, mümkünse kendi kolorduma. Hepimiz buradan uzaklaşalım.
Kazandığı bir savaşta düşmanına gurur taslamamak bir Türk geleneğiydi. Asırlar önce Malazgirt'te Diyojen'i mağlup eden Alparslan da ona iyi davranmış çadırına misafir etmiş ve elinden geleni yaptığını ifade ederek onu teselli etmişti.