Kitap İbni arabiye isnad edilen Tevhid Risalesinin günümüz Türkçesine çevrilmiş metni. Ancak kitabın başında yapılan açıklamalarda Michel Chodkiewicz (ibni Arabi uzmanıymış) risalelenin İbni Arabiye ait olmadığı Abdullah b. Mesud Balyani ye ait olduğu belirtmiş . fikirler İbni Arabinin düşünceleriyle paralellik gösterse de Risale Arabiye ait değilmiş ancak risaleyi türkçeye kazandıran M. Esad Erbili risaleyi Arabinin eseriymiş gibi tercüme etmiş.
risalede tasavvuf inancında yer alan vacibul vücut fena , vahdeti vucud , nefsin mertebeleri gibi bir kavramlara yer verilmiş . ve bu kavramlar açıklanırken Nefsini bilen Rabbini bilir hadisinden yola çıkarak Varlık aleminde tek varın Allah olduğunu masivanın gerçek bir varlığa sahip olmadığını hatta masivaya var demenin şirk olduğunu söylüyor. kitapta fena mertebesine ulaşmanın da şirk olduğunu söylüyor. peki nedir bu fena ? buna sözlükten baktım ki kitabı okurken sık sık sözlüğe bakma ihtiyacı duyuyorsunuz zaten neyse;
Fena,tasavvufta kişinin duygularından ve iradesinden sıyrılarak benliğini Tanrının varlığında yok etmesiymiş . risalede fena şirktir diyor çünkü kişinin Allah dışında bir varlığa sahip olmadığını bu nedenle kendi varlığından sıyrılmanın kendinde bir varlık kabul etmek anlamına geldiğini bunun da şirk olduğunu söylüyor. sufilerin bu konuda yanıldıklarını düşünüyor.
Risale Sufilerce idda edilen Varlık aleminin Allahtan ibaret olduğu savını "Cenabı Hak hükümlerini tebliğ etmek üzere kendi nefsini, nefsinden nefsiyle kendi nefsine sebepsiz ve vasıtasız olarak göndermiştir. Dolayısıyla Cebrail de O'dur, Vahiy de O'dur, Resul de O'dur. diyor ve bunu ispat için Enfal suresinin 17. ayetini delil gösteriyorlar. ( Enfal,8/17: Sen atmadın attığında ancak Allah attı)
Risalede yoklukla varlığa erişilebileceği