A’

İnsan fitraten temiz yaratılmış olmakla beraber, bir takım eğilimleri vardır. İyilik ve kötülük yapabilme kabiliyetinde olmak, dünya imtihanının gereğidir. İrademizi serbest bırakan Allah (cc), irademizi hangi yönde kullanmamız gerektiğini Peygamberler aracılığıyla bildirmiştır. Ve insanı başıboş bırakmadığını, insana verdiği nimetlerin hesabının var olduğunu da bildirmiş ve şöyle buyurmuştur: "Sonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız." Tüketim konusunda da müminler başı boş değillerdir. Oysa tüketim bulaşıcı bir hastalık gibi yaygınlaşmış ve her alanda yüksek boyutta kendini göstermektedir. Denge, sahip olunan her şey için elzemdir. Tüketimde olan dengesizlik ise dünyayı, nesillerimizi, mutluluğumuzu velhasıl hayatımızı alt üst etmektedir.
Reklam
Modernlik ve çağdaşlık kavramlarına din şeklinde sarılan câhiliye insanı, kendi bâtıl ilkelerine zıt inanca gericilik; böyle inanca sahip olanlara da gerici yaftası asmaktadır. Hâlbuki İslâm'dan dönmek anlamına gelen irtidad, gericilik demektir; mürted de gerici.
Modernizm, günümüzde faşist bir din halini almıştır. İnsanları tek tip haline getirip sürüleştirmekte, onları her yönüyle köleleştirmektedir. Meselâ batılılaşan bayan, niye giysisini, giysisiyle dikat çekmek istediği vücudunu teşhir etme ihtiyaçı duymaktadır? Çünkü modernlik de denilen çağdaş batı dünya görüşü olan materyalizm, insanın rûhunu, mânevi dinamiklerini hiçe saymakta, kişiyi sadece sahip olduğu giysiden, arabadan, paradan, maldan ibâret kabul etmektedir. Bayanları da etten, giysiden, kozmetik ürünlerden, süslenmeden ibâret görmektedir. Batılı(laşmış) çağdaş insan da kendine biçilen rolden memnundur. Zinâya yaklaşma ve yaklaştırma olacakmış, toplum ifsâd edilecekmiş, erkekler tahrik edilip günahlara dâvetiye çıkarılacakmış, böylece kendisinin yolunu tuttuğu cehenneme, diğer erkekleri de sürüklemiş olacakmış; bütün bunlar çağdaş bayanın umurunda değildir. Nasıl olsa, memlekette demokrasi var, hayvanî özgürlük var; elbise onun deği mi, canı ne isterse onu giyer; vücut onun değil mi, istediği gibi kullanır. Allah'a teslim olmuş Müslüman ise tüm mülkün ve bu arada kendi bedeninin ve sahip olduğunu iddia ettiği her şeyin gerçek sahibi olarak Allah'ı kabul eder ve O'nun emrine seve seve boyun eğer.
Sayfa 124·Kitabı okudu
İnsanların yaptıklarıyla İslâm’ı ölçmeye kalkmayacaksın. İlla da ölçeceksen insanları, İslam ile ölçebilirsin.
Sayfa 103·Kitabı okudu