İslam’a göre herhangi bir görevin üstlenilmesinde esas alınması gereken “adalet, emanet, ehliyet ve liyakat” gibi temel ölçülerdir. Bu sebeple mezhebi, meşrebi, yöresel ve etnik hiçbir aidiyeti liyakatin ve ehliyetin önüne geçirerek kendimiz ya da yakınlarımız lehine tercih sebebi yapmayalım . Soru çalma, hileli yollara başvurma, rüşvet, şantaj, tehdit gibi hukuka ve ahlaka aykırı davranışlara engel olalım. İşi ehline vermenin topluma güven ve huzur aşılayacağını, emaneti hakkını verecek kimseye teslim etmenin bir mesuliyet olduğunu bilerek yaşayalım.
Din samimiyettir. Samimiyetin gereği ise hiçbir dünyevi amaç ve ihtiras peşinde olmaksızın sırf Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla kulluk görevlerini yerine getirmektir.
Keramet, rüya, ilham ve hikâyeler üzerinden dini tahrif etmek isteyenlerin, dinî hayatımıza zarar vermeyi hedeflediğini asla gözden kaçırmayalım. Ölçümüz daima Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin şerefli sünneti olsun.