Ayşe Betül

Müslüman’ın özü sözü, içi dışı birdir. Helal ve haram çizgisi nettir. Bir Müslüman’ın, ikiyüzlülüğü ve maskeye gizlenen sözde dindarlığı meşru görmesi mümkün değildir. “Kıyamet günü Allah katında insanların en kötülerinin ikiyüzlüler olduğunu görürsün. Şunlara bir yüzle, bunlara diğer bir yüzle gelirler!” (Buhari, Edep, 52.)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Allah’ın bize verdiği bir akıl, bir kalp vardır. Müslümanlar olarak bizim sabitelerimiz, ilkelerimiz, değerlerimiz, 14 asırlık sağlam bir tecrübemiz vardır. O hâlde bir Müslüman’dan beklenen bütün bunları bir tarafa bırakarak aklını, idrakini, vicdanını bir diğer kişiye ya da gruba teslim etmemesidir.
Hâlbuki dinî kural ve esaslara ters düşen bir eylem veya emir, “Mutlaka bilmediğimiz bir hikmeti vardır.” ön kabulüyle fikir beyan etmeden, tartışmadan, kayıtsız şartsız kabul edilemez ve yerine getirilemez.
İslam’ ın özgürleştirici yanını yok ederek kula kulluğu öneren; insanları şuursuz, ferasetsiz, basiretsiz, kör ve sağır birer varlığa dönüştüren masumiyet/ günahsızlık iddiasının İslam’la uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Kur'an'da açıkça ifade edildiği gibi şeksiz şüphesiz, mutlak anlamda itaat edilecek yegâne dinî otorite ancak Allah ve Resûlü'dür. Kur'an ve sünnet dışında kalan herkesin ve her görüşün eleştiriye, tartışmaya, değerlendirmeye açık olduğu unutulmamalıdır.