Ayşe Üstünel

Sayfa 101 yedi Ömrüm olsaydı eğer, her akşam şu taraçada şu rahat divana uzanıp yatmak için birini feda ederdim seve seve; bu şarabı içmek parmaklarımı şu kaseye daldırıp yemek için... Mutluluk tek düze bir yaşamda gizli.  Sayfa 124 bendelerinden bir kısmı dünya malına aşırı Düşkünler. Hak sahiplerinin haklarından bir bölümünü geri alarak bu kısmın fazla olduğunu iddia ediyorlar. Eteği yırtıp kola eklemekle asla gömlek yapılamaz. Sayfa 240 Tebriz öyle bir günde geçiştirilecek bir yer değil. Nasıl olurdu buraya kadar geldikten sonra, doğunun en büyük kapalı Çarşısı’nın labirentlerinde bir veya iki gün boyunca kaybolmadan çekip gitmeyi düşünüyorsunuz? Günümüzde Seyyahların hep acelesi var; telaş içinde, her ne pahasına olursa olsun diyerek geliyorlar, ama gelmek bir yolun sonuna varmak demek değil. İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak, istemek, inanmak, sevmek yeterli . Sayfa 307 İran hala imam Hüseyin’in anılarıyla yaşamıyor mu? Ama kahraman Şehidin de yaptığı kaybedilmiş bir savaş sürdürmekten başka bir şey değildi; yenildi, ezildi, katledildi ve biz onu şerefle anıyoruz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sayfa 80’de Nizamülmülk’ün Ömer hayyam ile konuşmasından; -benim payıma düşen bu uçsuz bucaksız memlekette kainatın en güçlü en zengin en istikrarlı en iyi yönetilen en güvenli devletini kurmayı düşünüyorum, her şehrin kulağı en zayıf uyruğunun bile şikayetlerine açık, içinde Allah korkusu olan, adil bir adam tarafından idare edileceği bir imparatorluk düşlüyorum. Kurdun ve kuzunun aynı dereden huzur içinde birlikte su içeceği bir devlet düşünüyorum. Ama düş kurmakla da yetinmiyor düşlerimi hayata geçiriyorum. Yarın İsfahan mahallelerinde bir dolaş her yeri kazan ,yapılar diken işçi ordularını arı gibi çalışıp duran zanaatkarları bir gör ,her yerde hanlar camiler kervansaraylar kaleler hükümet konakları Saraylar yükseliyor yakında her büyük şehrin benim adımı taşıyan kendi medresesi olacak: nizamiye medreseleri
Ömer Hayyam üçüncü dereceden den denklemleri ele alan çok ciddi bir eser yazmaya girişti. Bu cebir eserinde Hayyam , bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki şey terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserlerine Xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmişti 
Sayfa 43·Kitabı okudu
Sayfa 36 gerçekten de salondan çıkmadan önce hükümdara sırtını dönmek yasaktı. Tuhaf bir alışkanlık. Saygınlığına fazlasıyla düşkün bir hükümdar mı çıkarmıştı bu adeti? Yoksa aşırı kuşkucu bir ziyaretçi mi?  Sayfa 39 zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayam, iki boyutu; uzunluğunu güneşinseri belirliyor, kalınlığını ise tutkular. Sayfa 41 denizden komşu, hükümdardan dost olmaz. 
10/10
·318 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 22:43
Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane… Ömer Hayyam’ın Rubaileri, matematik astronomi ve tıp alanındaki bilgileri, aşkı, bilgeliği ile nam salışı, Nizamülmülk, Selçuklunun kuruluşu, Tuğrul Bey, Çağrı bey, Alparslan, melikşah, entrikalar ve Hasan Sabbah, haşhaşinler, alamut Kalesi, İran’da meşrutiyetin kurulması… Amerika’dan İran’a, Osmanlı’dan Rusya’ya, nice yolllardan sonra deniz yolculuğunda titanicte son buluş…bu tek bir roman değil , içinde keyifli bir dünya turu var …
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200174,7bin okunma