...onun ta yanı başına sokulmuş, vücudundan, gözlerinden, halinden, saçından, onun rüzgârından bin türlü saadet mevzuu çıkarmıştı. Ömründe ilk defa bir insanla beraber olamamanın, bir insanla samimi olamamanın, bir insanı bir daha görememenin azabını hissetti.
Sayfa 85 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Şimdi bir hayal edelim: Her şeyimiz var, amaçlarımız belli, gerçeklerden kaçış amaçlı fantezilerde boğulmuyoruz, bütünleşmişiz ve yaratıcı hayatımız serpiliyor. Başka bir niteliğe daha ihtiyacımız var: Odağı kaybettiğimiz zaman (kaybedersek değil), yani bir süreliğine yenildiğimizde ne yapacağımızı bilmemiz gerekir.
Sadece bir buğday filizi görebilsek de, bakacak sadece bir avuç gökyüzümüz olsa da, sadece kaldırımdaki çatlakta bir dizi yabani ota rastlasak da, doğadaki ve doğayla birlikte olan döngülerimizi görebiliriz.