Yaşamak ile var olmak aynı şeyler değil. Aralarında sonsuz bir boşluk var ve hepimiz o boşluğun içerisinde debeleniyoruz. Aynı çerçevenin içinde sırtımızdaki türlü yüklerle, omzumuza mühürlenmiş ucu kim bilir kimin elinde olan iplere bağlı olarak bıkmadan, usanmadan aynı oyunları oynamaya devam ediyoruz.
İnsanoğlu konuşma yetisine sahip olduğu idrak ettiği günden bu yana kainatta dillendirilmiş her kelimeyi bilmek, onları kendimle sadeleştirtirmek istiyordum
“İnsanoğlunun gözü hiç doymaz, ne kadar çok versen o kadar çok ister,” denirdi hep. Sanki kötü bir şeymiş gibi. Oysa insanoğlunu diğer türlerden ayıran, sahip oldukları ile yetinen hayvanlara üstün kılan da bu özelliği değil miydi?