Ayşe Tokat

Puan vermedi·472 syf.··
2022 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 15:12
Ayfer Tunç'un "Kapak Kızı" romanının devamı olan bu kitapta daha önce bildiğimiz her şey birden tepetaklak oluyor. "Kapak Kızı"nda; bir dergi için çıplak pozlar vererek hayatındaki herkesi altüst eden düşüncesiz, acımasız, pervasız bir kadın olarak gördüğümüz Şebnem'in yaşadıklarına şahit oluyoruz bu sefer. Görülenin aslında gerçekte olan olmadığını, onu uçurumun eşiğine getiren olaylar silsilesini kendisinden dinliyoruz; acındırmaya çalışmadan, şikayet etmeden... Ama hep öfke duyarak, hep yıkmaya çalışarak her şeyi; özellikle kendi hayatını. (o buna özyıkım diyor ve yaptığı her şeyi bu son için yapıyor.) Yargılamanın kolay, anlamaya çalışmanın zor olduğunu; hatta çoğunlukla kimsenin işine gelmediğini bir kere daha tokat gibi vuruyor okuyucunun yüzüne Ayfer Tunç. Hatta bırakın anlamaya çalışmayı; herkes önündeki enkazdan 'bir taş, bir parça da ben koparayım' diye bakıyor. Ya da hiç yokmuş gibi davranmaya çalışıyor, işine gelmeyen her şeye. Konu olarak sarsıcı olduğu kadar anlatım bakımından da oldukça başarılı bir roman. Özellikle Şebnem'in duygusal, ruhsal değişimlerini oldukça tarafsız bir bakış açısıyla yansıtıyor. (Anlatıcı kahramanın kendisi olduğu halde.) Ayrıca anlatımın arasına yerleştirilen şiir parçaları, şarkı sözleri, film replikleri cümlelere tam oturmuş; sanki o cümle için yazılmışlar gibi hiç garip karşılamıyor insan ve belki de onların da katkısıyla pek çok duyguyu birden hissedebiliyor. Sonuç olarak; bana yeni bir bakış açısı kazandıran bu kitabı çok beğendim ve devamı olan "Osman"ı okumak için sabırsızlanıyorum. Ve tahmin ediyorum ki bu kitapta okuduğumuz pek çok şey de "Osman"la tepetaklak olacak.
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202011,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·504 syf.··
2022 19. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2022 19:25
Yine her zamanki gibi başarılı bir Ahmet Ümit hikayesi. Bu sefer olaylar Berlin'de geçiyor, başkahramanlarımız da Başkomiser Nevzat ve Komiser Ali değil. 1980'den sonra Berlin'e göçen bir ailenin kızı olan Yıldız. Ailesinin karşı çıkmalarına rağmen bu şehirde başarılı bir başkomiser olan Yıldız, Cemal Ölmez adında bir Türk gencinin vahşice öldürülmesiyle kendini yeni bir soruşturmanın içinde bulur. Hem öldürülen kişinin Türk olması hem de katilin mitolojik göndermeler yapması olayı daha ilginç hale getirir. Kurbanın hem ailesi tarafindan dışlanmış olması hem de neo nazilerden tehditler alması, ayrıca aile içinde ciddi anlaşmazlıklar bulunması şüphelileri çoğaltır. Katili aramaya yoğunlaşan Yıldız için kötü haberse cinayetlerin Cemal ile sınırlı kalmayacak olmasıdır. Hem işlenen yeni cinayetler hem de bu ailenin mitolojik geçmişiyle ilgili öğrendikleri Yıldız'ın kafasını karıştırır ve büyük resmi görmesini zorlaştırır. Ancak tüm parçaları birleştirdiğinde hikayenin bütünüyle karşılaşır. Ahmet Ümit her zamanki gibi, bir solukta okunacak akıcılıktaki bir polisiye romanın yanında bize bambaşka bir dünyanın; Zeus- tanrılar -titanlar ve devler savaşlarının, Yunan mitolojisinin kapılarını açıyor. Bergama'nın Yunan mitolojisindeki ve Antik Yunan medeniyetindeki öneminin farkına varmamızı sağlıyor. Bununla birlikte, topraklarımızda yaşanan tarihle ilgili ortaya çıkan eserlerin yurt dışında sergileniyor oluşuna dikkat çekerek bu eserlerin gizli yolculuğuna bizi ortak ediyor.
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2022 19:11
Mitoloji sevenler için ilgi çekici bir kitap ancak daha önce mitolojik hikayelerle tanışmamış olanlar için isimler, ilişkiler kafa karıştırıcı olabilir. Mitolojinin özelliklerine uygun olarak birçok doğaüstü olay var, bazen mantığa oturtmak zor olabiliyor. Daha önce "Ben Kirke" kitabını okuyup beğendiyseniz "Cadının Yüreği" de ilginizi çekecektir. Pek çok ortak nokta bulacaksınız. Sadece bu kitapta İskandinav mitolojisine ait bir hikaye var. Yine de tek başına yaşamak zorunda bırakılan bir cadı, ara sıra gelip giden bir adam, çocuklarını korumak için fedakarlıklar yapmak zorunda kalan bir anne hikayesi olması "Ben Kirke" ile ortak noktaları. Aslında sonunda olacakları kitabın en başından biliyorsunuz ama yine de sürükleyici bir anlatımı olduğu söylenebilir. Sadece çeviri dilinin biraz özensiz olduğunu düşündüm ben okurken; zaman zaman anlamakta zorlandığım cümleler oldu.
Cadının YüreğiGenevieve Gornichec · İthaki Yayınları · 20223,139 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2022 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2022 21:42
Yazarın Afife Jale ile ilgili yazdığı biyografik romanını okumuş ve kişilerin duygusal dünyalarının, ruh hallerinin, yaşamlarının tarihi olaylarla birlikte aktarılmasına hayran kalmıştım. Kitap o kadar sürükleyici yazılmıştı ki hangi ara bitirdiğimi fark edememiştim Celile romanı da aynen öyle... Aristokrat bir ailenin iyi eğitim almış ressam kızı, mühim bir ailenin gelini, tanınmış bir şairin annesi ve önemli bir şairin -bir dönem için de olsa- ilham kaynağı olan Celile'nin duygusal dünyasına, karşılaştığı zorluklara, iz bırakan hayatına şahit olurken aynı zamanda Meşrutiyet'in İlanı, 31 Mart Vakası, İttihat ve Terakki'nin yönetime el koyması, Trablusgarp ve Balkan Savaşları, I Dünya Savaşı, Mustafa Kemal'in başlattığı kurtuluş mücadelesi, Cumhuriyet'in İlanı, II Dünya Savaşı... gibi pek çok tarihi olayı da yaşayanların bakış açısıyla okuyoruz. Roman Nazım Hikmet'in doğduğu 1902 yılının Selanik'inde başlasa da paralelinde 1950 yılında Nazım Hikmet'in hapishanede başlattığı açlık grevi ile devam ediyor. Roman boyunca Celile, Fransız arkadaşı Marcel'e yazdığı mektuplarla yaşadıklarını, memleketinin durumunu ve bunların kendisinde bıraktığı izleri ilk ağızdan anlatıyor. 1950 ye gelindiğinde, Celile'nin oğlunu açlık grevinden kurtarmak için giriştiği mücadele sırasında yaşadıkları geçmişle bağlantılı olarak anlatıtıyor. Bu bağlantılar arasındaki geçişlerin çok başarılı olduğunu, adeta birbirini tamamladığını düşündüm okurken. Sonuç olarak; tarihe ve biyografik eserlere meraklıysanız ve sürükleyici bir kitap okumak istiyorsanız keyif alacağınız bir kitap.
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2022 1. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 01:11
Kitap sanki bir aşk hikayesiymiş gibi başlıyor: karısı tarafından terk edilmiş ve bunun ağırlığını kaldıramayarak intihar girişiminde bulunmuş Hikmet Bey'in ruh hali ve duyguları karmakarışıktır, ilerleyen sayfalarda diğer kahramanlarda da göreceğimiz bu karmaşık ruh hali aynı zamanda ülkenin içinde bulunduğu siyasal durumun da aynası gibi. Meşrutiyet ilan edilmiş ancak yıllardır İstibdat döneminin sona ermesini bekleyen ve daha özgürlükçü bir düzen kurmayı amaçlayan İttihat ve Terakki Cemiyeti padişah ile ilgili bir karar verememiştir. Bu durum, kaynağı bilinmeyen bir isyanla ve isyanın kanlı bir şekilde bastırılması ile daha da içinden çıkılmaz bir hal alır. Artık İttihat ve Terakki'nin içinde bile, yapılanların yanlış olduğu düşüncesi oluşmaya başlamıştır. Siyasetteki bu dalgalanmalar, askerin siyasete girmiş olması ülkeyi uçuruma sürüklemektedir. Ahmet Altan, insanların duygularını, ruh hallerini çok başarılı şekilde tasvir etmiş; kahramanların hayatlarındaki dalgalanmaları ülke siyasetindeki çalkantılarla bağlantı kurarak anlatmış. Bir yandan aşk, ihanet, huzur, nefret gibi insani duyguları okurken; arka planda bir devrin değişimine, tarihin ve siyasetin görünmeyen tarafına şahit oluyorsunuz.
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma