Ferit'in gözünde bir erkeğin donuna etmesi gözyaşı dökmesinden daha az çirkindi. Ruhun işemesinden başka bir şey olmayan ağlamak belki hiçbir halde güzel değil, fakat şimdi, bu adama yakışıyordu. Biraz evvel tik fırtınaları geçiren yüzüne tatlı bir disiplin getiriyordu.
Ben kaçmadım ki, kaçmanın taklidini yaptım. Vücudum kaçtı ve içim orada kaldı: kaldırımın ve Selma'nın bastığı yerde. Yahut ben bölündüm ve parçamın biri ötekinden kaçtı. Ne sersemlik!
Tanrı ne ister? Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini mi? Kötülüğü seçen bir insan, kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün olabilir mi?