Ayşegül Ataş

Ayşegül Ataş
@aysegullatas
Puan vermedi·112 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 16:21
Kitap, yalnızca 10 yaşındaki Benjamin ile Anna arasında geçen aşkı değil; İkinci Dünya Savaşı, göçmenlik, zorbalık gibi konulara da inceden inceye değiniyor. Hatta beni bu konuda en çok, Anna ile Benjamin arasında geçen şu diyalog etkiledi: "Bu insanların yaptığı çok saçma." "Hangi insanların?" "Babana iş vermeyenlerin." "Babam hep, böyle şeylerin biz güçsüzlerin başına geldiğini söyler." Anna, ailesiyle Polonya’dan Almanya’ya gelen göçmen bir kızdır. Aşkın saflığını çok güzel işlemiş. Yine de sadece Benjamin’in hislerini değil; Anna’nın hislerini ve Benjamin’e karşı tutarsız davranışlarının sebebini anlayabilmek isterdim.
Benjamin Anna'yı SeviyorPeter Hartling · Günışığı Kitaplığı · 201087 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·182 syf.··
2025 9. kitabı
Kitapta, inandıkları hurafeler yüzünden trajikomik hâle düşen birilerini, daha doğrusu bir halkı görüyoruz. Halkın inandığı hurafeler, batıl inançlar, Naşit Nefi Efendi'nin hayatına indirgenip eleştirilmiş. Tabii yalnız batıl inançlar değil; yanlış batılılaşma, kadın-erkek ikiliği konularında da can alıcı şeyler görüyorsunuz. Yani batıl inançların yanı sıra birçok toplumsal konuya dem vurulmuş. Özellikle Batı'nın eleştirilişini çeşitli diyaloglarla iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kadın-erkek ikiliğini de kitabın son demlerine kadar görüyorsunuz. Kitabın sonuna kadar, bu inançlar yüzünden gülünç duruma düşen bir halkın senaryosunu okuyorsunuz aslında. Tabii, sürekli Naşit Nefi Efendi'nin bedbahtlığını görüyor olmak ayrı üzücü... Hem gerildiğiniz hem de gülünç şeyler bulduğunuz bir okuma deneyimi yaşıyorsunuz. Bana kalırsa kitap, bu özelliğiyle polisiye kitaplarını aratmıyor; okurken o havayla okuyorsunuz kitabı. Gerek senaryosuyla, gerek akıcı diliyle, gerekse oluşturmak istediği toplumsal bilinçle kesinlikle okunması gereken bir şaheser.
Düşünce
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 14:00
Kitabın ortalarındayken katilin kolay bulunduğuna dair bir eleştiri yapacaktım burada. Agatha'nın her kitabında olduğu gibi, yanılmışım bu kanımda yine. Öyle bir senaryosu var ki, "Katil kim?" diye sürekli başka karakterlere çeviriyorsunuz kafanızı. Ama eleştireceğim bir nokta var: Kitapta karakterlerin bazen sadece adlarının, bazense sadece soyadlarının kullanılarak olaya dâhil edilmesi. Sürekli dönüp dönüp baktım: “Royde kimdi, Latimer kimdi?” diye. Zaten karakter sayısı fazla, bir de dönüp bununla ilgileniyorsunuz. Bunun ciddi anlamda kafa karıştırıp akıcı okumanızı engellediğini düşünüyorum. Okurken geriye dönüp bakmaktan olaydan koptuğunuz zamanlar oluyor. Bunun tek çözümü, kitabın başında verilen karakter ad-soyadlarını ezberleyip kitabı öyle okumak herhalde. Onun dışında, kurgusu yazarın diğer kitaplarına göre farklı. Cinayetin başlangıç değil, sonuç olduğu vurgulanıp yazarca olaylar başlangıçtan "sıfır noktası"na doğru gitmiş. Tabii Agatha Christie'nin her kitabı gibi, okuduğunuzda kendinizi olayların bizzat içinde gibi hissediyorsunuz; Başmüfettiş Battle siz oluyorsunuz.
Düşünce
Sıfıra DoğruAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20221,699 okunma