Vahyin kendisi, salt akılla kavranabilecek bir olay değildir. Vahyi kavramak hususunda, akılla birlikte fakat aklı aşan başka bir "ruhî meleke" işe karışmaktadır. (...) Vahiy, tek başına akılla kavranamaz, öyle olsaydı, belirli bir diyalektikle herkesi imanlı kılmak mümkün olurdu.
Günümüzün Müslüman'ı her türlü siyasi, fikrî kavrama İslam'ın kıstası ile bakmak yerine, İslam'a İslam dışı dünya görüşlerinin kıstasıyla bakmaya alıştırılmıştır.
Günümüzde, savaşım verilmesi gereken hususların başında sanırım şu veya bu biçimde dokunulmaz (tabu) haline getirilen kavramlar bulunmalı. Çünkü kendisini bu tabulardan birinin arkasına gizleyen kişi söylediği şeyin herkes tarafından kabule mazhar olacağını sanmaktadır.
Soyut olarak kimsenin itiraz etmediği bir çerçeve, somut bir muhteva ile doldurulmak istendiğinde, ihtilaflar başlar. Bu ihtilaf esnasında, aynı kavramdan (aynı kelimeden) herkesin ne kadar farklı maksadı kastettiği belirgin biçimde anlaşılır.