“Size nasıl geldiğimi unutmayın Milena, arkamda otuz sekiz yıllık bir yolculuk var, sonra beklenmedik bir yol kavşağında sizi görüyorum, göreceğimi hiç ummadığım, hele böylesine geç bir karşılaşmayı aklımdan bile geçirmediğime göre Milena, ne yapabilirim? Bağıramam, coşamam, içimde fırtınalar kopmuyor artık, bir sürü delice söz edemem, duymuyorum ki içimde olanları,diz çöktüğümü de şurdan anlıyorum: Gözlerimin önünde ayaklarınız var, okşuyorum onları”