Faydacılar, insan hayatına değer biçilmesine karşı tepkimizi, üstünden gelinmesi gereken bir dürtü, doğru düşünmeyi ve rasyonel toplumsal tercihi engelleyen bir tabu olarak görürler.
Bentham, "Bir insanın dünyayı hareket ettirmesi mümkün müdür?" diye sorar. "Evet, mümkündür ama insan, ilk olarak dayanacağı başka bir dünya bulmak zorundadır." Bentham'a göre tek dünya, tek öncül, ahlaki iddianın tek başlama noktası fayda ilkesidir.
Bentham ilkesine şu muhakemeyle ulaşır: hepimiz haz ve acı duyguları tarafından yönetiliriz. Bu duygular bizim "mutlak efendilerimizdir"; yaptığımız her şeyde ve yapmamız gereken şeye karar verirken bizi yönetirler. Doğrunun ve yanlışın standardı "onların tahtına bağlıdır".
Bir duvarcı ustasını, bir oduncuyu dinleyebiliriz; ama kendisini bilgili sanan birisini dinleyemeyiz; ki zaten hakikaten bilgili insan diye bir şey yoktur. Ne yazık ki sadece düşük çenelilerin lafazanlıklarını dinliyoruz, diğerleri susuyor çünkü söylenecek pek bir şey olmadığını biliyorlar.