Bazı acılar vardır; bir şehrin sokaklarından silinse bile insanların yüzünden silinmez…
Kimsesizler Coğrafyası, 6 Şubat’ı yalnızca bir deprem olarak anlatmıyor; bir şehrin devasa bir matem elbisesi giyişini anlatıyor. Enkazın sessizliğinde başlayan Ali’nin hikâyesi, kaybolan insanların, yarım kalan hayatların ve bir bavula sığdırılmaya çalışılan geçmişlerin yankısına dönüşüyor. Hatay’ın tozu sayfaların arasından yükselirken insan, bazen en büyük yıkımın binalarda değil, bekleyen insanların içinde gerçekleştiğini hissediyor. Ve tam da bu yüzden acının ortasında bile insan kalabilmenin, sevgiyi tutup bırakmamanın o kırılgan ama inatçı tarafına dokunuyor. Bazı şehirler yıkıldıktan sonra bile uzun süre susarak ağlar Belki hüzünlü bir hikaye ama acıyı hissetmek ortak olmak birilerinin biryerlerde nelerle savaştığına ortak olmak rahatlatıyor okumanızı eşlik etmenizi tavsiye ederim kimsesizler Coğrafyası’nı
* “Bazı şehirler enkaz altında değil, insanların içinde çöker…”
* “Hatay bu kitapta bir şehir değil; yas tutan bir kalp gibi.”