Baba yarasının iyileşmesi, babadaki önemli değişimden ziyade, oğlunun babadaki kusurlara karşı anlayış ve kabulünün artmasının sonucunda meydana geliyordu.
Narsisizm, bir insanın kendi görünümüne abartılı bir duygusal yatırım yapmasıdır. Narsist kişi, kendini materyalizm ve son moda teçhizatlar zırhıyla kaplayarak ve aynı zamanda vücudunun her detayına aşırı bir ilgi besleyerek acıya karşı siper alır. Bu kendiyle olan meşguliyeti, kendi vücudunu aşarak onun araba seçimi, evi, iç dekorasyonu ve diğer tüm kişisel detaylarla ilgili bir meşguliyete kadar uzanır. Narsist kişi, görünüşe verdiği bu fazla ilgiyle kendini içsel bir kırılganlık duygusuna karşı korur. Eşcinsellik genellikle narsisizm ile bağlantılıdır çünkü iki durum da erken çocukluk dönemindeki ebeveynlerle olan yaralayıcı ilişkiye dayanır. Benlik algısının en derininde bir yara oluşmuştur, narsistik bir yara.
Tıpkı vücudun fiziksel bir yarayı iyileştirmek için o bölgeye bir kan akışı iletmesi gibi, psişemiz de psikolojik bir yarayı iyileştirmeye odaklanır. Benlik algısı yaralanmış bir kişi sonsuza kadar bu yarayı korumaya odaklanır ve bunun sonucu, tıpkı fiziksel yarada olduğu gibi, aşırı telafidir, narsisizmde ise bu grandiyöz, narsistik bir biçimdedir.
Narsistik bir yarası olan bireyin başkalarıyla kurduğu ilişki, başkalarının onun acısını yoğunlaştırmasına ya da hafifletmesine bağlıdır. Yarasını hafifletemeyenleri değersizleştirir. Bu tür ilişkiler ben-sen değil, ben-o ilişkisidir. Eşcinsel yönelimli erkeklerde, bu bazen kompulsif bir anonim seks arayışına dönüşür.