… eğer insan yaşam süresini arttırmak isteseydik bunun için iki yöntem olurdu. Belli bir yaştan önce üremeyi yasaklardık. Bunu uyguladıktan birkaç yüzyıl sonra en düşük insan ömrü elliye yükselirdi. İkinci olarakta, genlerin içinde bulundukları bedenin gerçekte olduğundan daha genç olduğuna “kandırmaya” çalışabilirdik.
… başarılı genlerin sahip olduğu bir başka özellik ise içinde bulundukları hayatta kalım makinelerinin ölümlerini en azından üreyene kadar erteleyebilme yatkınlıklarıdır.
Doğru sayıda atomu alarak dışarıdan uygulanan bir enerjiyle birlikte doğru deseni alana kadar çalkalamakla Adem bir anda peydahlanmaz! Bu şekilde birkaç düzine atom içeren moleküller oluşturabilirsiniz ama bir insan bin kere milyon kere milyon kere milyon kere milyon atomun fazlasından olu-şur. Bir insanı yapmayı denemek için istatistiksel olarak biyokimyasal kokteyl karıştırıcınızla o kadar uzun bir dönem çalışmanız gerekirdi ki, evrenin tüm yaşı bu dönem yanında bir göz kırpması kadar kısa kalırdı ve bu kadar zaman sonrasında bile başaramayabilirdiniz.
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü az önce bitirdim. İnsanın ölüm anını bilmiyor olması ne büyük bir nimetmiş aslında. Giyotin sehpasında ki bir mahkumun son dileği "5 dakika daha yaşamak istiyorum!" olabilir miydi? Ne acı... İnsan yaşamının bu kadar değersizleştirildiğini okumak içimi ürpertiyor. Hala bir yerlerde böyle adalet dağıtılıyor. Eğer https://1000kitap.com/kitap/kitap--201473 okuduysanız onunda ilk sayfalarında "öldürme cezası,suçun kendisinden ağır bir cezadır." yazar. Bırakın Tanrı verdiği canı kendi alsın. Bu konuda hemfikir olduğumuzu düşünmek istiyorum...