Düşüncenin Gücü

Düşüncenin Gücü
@aysepala
6 Mayıs, umudu büyütme günüdür.
Bugün direnişin, umudun ve güzelliğin her zaman var olduğunu ve var olacağını yeniden hatırlıyoruz. Biliyorum bu duygular er ya da geç bütün insanlığa yayılacak. Yiğit insanları öldürerek ne mücadeleyi ne de özgürlük arzusunu yok edebilirler. Tam tersine, onların bıraktığı miras her kuşakta yeniden filizleniyor; insana direnme, inanma ve değiştirme gücü veriyor. Ve bu yüzden biliyorum: Bir gün mutlaka daha güzel günlere kavuşulacak. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın haykırdığı tam bağımsız Türkiye idealinin, emeğin sömürülmediği, adil ve eşit bir düzen özleminin karşılık bulduğu günler mutlaka gelecek. Çünkü bazı insanları öldüremezsiniz; onlar halkın yüreğinde geleceğe dönüşür. Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Emeği yok sayanlara karşı, sözümüz var: 1 Mayıs.
Okumuş Bir İşçi Soruyor Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? Kitaplar yalnız kralların adını yazar. Yoksa kayaları taşıyan krallar mı? Bir de Babil varmış, boyuna yıkılan, kim yapmış Babil'i her seferinde? Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar altınlar içinde yüzen Lima'nın? Ne oldular dersin duvarcılar Çin Seddi bitince? Yüce Roma'da zafer anıtı ne kadar çok! Kimler acaba bu anıtları diken? Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri? Yok muydu saraylardan başka oturacak yer dillere destan olmuş koca Bizans'ta? Atlantis'de, o masallar diyarında bile, boğulurken insanlar uluyan denizde bir gece yarısı, bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden. Hindistan'ı nasıl aldıydı tüysüz İskender? Tek başına mı aldıydı orayı? Nasıl yendiydi Galyalıları Sezar? Bir ahçı olsun yok muydu yanında onun? İspanyalı Filip ağladı derler batınca tekmil filosu. Ondan başkası acaba ağlamadı mı? Yediyıl Savaşını İkinci Frederik kazanmış ha? Yok muydu ondan başka kazanan? Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı. Ama pişiren kimler zafer aşını?
Kadınlar korunmak değil, özgür yaşamak istiyor.
1910 yılında, Danimarka’da Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında , Alman Sosyalist Parti delegesi Clara Zetkin ve arkadaşları tarafından getirilen kadınlar günü düzenlenme önerisi oy birliği ile kabul edilmiştir. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Uluslararası bir dayanışma günüdür. Sömürüye, adaletsizliğe, taciz ve tecavüze karşı duruş ve mücadele günüdür. Cinsiyet ayrımına, dayağa ve kadın cinayetlerine karşı duruştur. Tüm dünyada bugüne değin verilen kadının oy kullanma hakkı, çalışma hakkı, eğitim hakkına kavuşmak için verilen mücadelelerin hatırlanması günüdür. Kadınların ekonomik, siyasal bilincinin geliştirilerek bu alandaki başarılarının kutlanması günüdür. Kadının kurtuluşu, sömürüye ve eşitsizliğe karşı duruşu da ancak bilinçli ve örgütlü mücadelenin eseri olacaktır. ülkemizde dinin gerekçeleri ileri sürülerek kadınların yaşamları kıskaç altına alınmaya çalışılmaktadır. Laik bir ülkede yaşamı savunmak, din karşıtı olmak değildir. Kadınlar yaşamlarını belirlemeye çalışan her türlü baskı ve kısıtlamaya karşı gelmeli, hiç kimsenin yaşama şeklini belirlemesine izin vermemelidir. Her cinsin toplumda eşit yaşaması gerekliliğini ilk önce kadın görmeli ve kabul etmelidir. Kadın kendine dayatılan kadere razı olmamalı, Farkındalığı yüksek, bilinçli kadınlar toplumu geliştirip, güzelleştirecektir. Kendine insanca yaşamayı hak gören duyarlı ve bilinçli tüm emekçi kadınların, kadınlar günü kutlu olsun.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Özgürlüğün en büyük düşmanı kendi halinden memnun olan kölelerdir. Che Guevara
ABD Başkanı Bıden, ulusuna seslenerek, İsrail Başkanı Netanyahu ‘nun savaşı hukuk kurallarına uygun olarak , devam edeceğini söylemekte.Hangi kurallar olduğunu insan sorgulamadan duramıyor. Hastahaneleri, okulları, ibadet yerlerini bombalamak hangi savaş hukukunu kapsıyor anlamak zor. Sanırım kurallarında kendileri kafalarına göre belirleyip uyguluyorlar. Dünya devletleri de seyretmeye devam ediyor.
Filistin