Nihayet Bizim Köy'e kavuştum. Okumak için bundan daha güzel bir zaman olamazdı. Neden mi? Merak edenler buyursun...
Bazı kitap dostlarım bilir. Mesleğimin 28. yılında yeniden köy öğretmeni
Kendimi bir şey zannetmiyorum. Kendimi bir şey zannettiğimi sandığınız o kişinin bizzat kendisiyim. Zannetmek ayrı, bilmek ayrı; ben biliyorum. Sizler ise zannettiğimi sanıyorsunuz. Herşey benim için kumsaldaki bir kum zerresi kadar. Ben ise okyanusun kendisiyim.
Dünya, benim arka bahçemdeki oyun alanımdan başka biryer değil. Kibirli olduğumu düşünenler olabilir; buna itiraz edecek değilim. Çünkü ben alkışlarla büyümedim, eleştirilerle de küçülmem. Hakkımda ne düşündüğünüzü merak etmiyorum. Zerre kadar önemsediğim de söylenemez. Eğer önemseseydim zaten en baştan böyle cürretkâr bir paylaşım yapmazdım. Çünkü fırtına, yaprakların kendisi hakkında ne söylediğini dinlemez. Aslan, koyunların fikirleriyle ilgilenmez. Okyanus da kıyıya vuran köpüklerin hükmüne göre derinleşmez. Bugün buna kibir dersiniz. Yarın başarı dersiniz. Öbür gün vizyon dersiniz.
İnsanların değişen isimleriyle uğraşacak kadar küçük hedeflerim yok. Benim yolum, tabelalara göre yön değiştirecek bir yol değil. Ben yürürüm. İsteyen izler. İsteyen eleştirir. İsteyen anlamaya çalışır. Ama hiçbirinin sesi, ufuk çizgisinden daha uzağa ulaşamaz.
(Mehmet Çağımnı)