Şöyle bir bakıyorum da sana
Daha önce hiç bu kadar seveceğimi düşündüğüm
Bu kadar sevmek istediğim
Uğruna bu kadar mücadele ettiğim
Ve bu kadar sevemediğim bir şey olmamıştı
Belki de yanlış zamanda karşılaştık bilmiyorum
Şartlar başka türlü olsaydı hani..
Tamamını okumak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz aysepelikli.com/post/%C5%9F%C3%...
Ahşap evler, kâgir evler, kerpiç evler... Ev, mağaralardan gökdelenlere uzanan bir yolculuk. İnsan uygarlaşırken kendine sığınaklar yaptı. “Ev” dediğimiz bu irili ufaklı yapılara kapandık ve gerçek evimizi unuttuk. Sonraki cümleye geçmeden önce bir an düşünün. Gerçek eviniz neresi? Tamamını okumak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. aysepelikli.com/post/nerede-otu...
...
Ballamış kelamları
Saklamış yalanları
Terk etmiş dudakları
Sözün telafisi yok
Tamamını okumak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz aysepelikli.com/post/s%C3%B6z%C...
Bilinçaltı tekrar odaklıdır. Bir duyguya, görüntüye, olguya ne kadar maruz kalırsa onu o kadar iyi tanır ve benimser. Hayatınızda fazlaca tekrar ettiğiniz şeyleri artık sizin normaliniz olarak kabul eder. Ve asli görevi sizi korumak olduğu için sizi anormal durumlarla karşılaştırmak istemez. Neye alıştıysanız size onları sunmaya devam eder. Değişiklikten de hiç hoşlanmaz. Bir kere öğrendi mi unutması veya bilgiyi değiştirmesi kolay olmaz. Mesela sürekli çok şanssız olduğundan dem vuran biriyseniz bilinçaltı “şanssızlık” kavramını işleme sokar. Hangi durumlarda bu söylemi tekrarladığınızı analiz eder ve sürekli şanssız olmanız için sizi hep o durumlara benzer durumların içine sürükler. Eskilerin “40 kere söylersen olur” dediği işte budur. Aslında bilinçaltının tek yaptığı hayatınızı stabil tutmaya çalışmaktır. Tamamını okumak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz aysepelikli.com/post/aptal-hi-z...
Ben sana gitme diyorum
Mevsim yaz, günler uzun, geceler kısaldı bak
Hava sıcak, deniz durgun, güneş parlak
Ben sana gitme diyorum, gemiler kalksın bırak
Tamamını okumak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz aysepelikli.com/post/ben-sana-g...